Şunun daha fazla şarkısı: Halina Mlynkova
Açıklama
Besteci: Marcin Kindla
Şarkı Sözü Yazarı: Halina Mlynkova
Sözler ve çeviri
Orijinal
Na błękit nieba czekam cały czas.
Coś więcej widzieć w różowym świcie.
Bo kiedy idę przez ten mały świat, wiatr unosi me stopy bose.
Szukam ciągle nowych dróg.
Dokąd idziemy mała?
Przed nami tyle gór się dmie. Bezradnych mama.
Założyć płaszcz z błękitu chcę i frunąć w stronę morza pól, gdzie gubię zło, gdzie znika ból.
Do domu mama, wracam do domu mama.
Ten zapach pełen kłosów zbóż.
Od dawna nie ma mnie tam już.
Pod wielkim dębem leżał żółty koc.
My razem na nim tak zakochani.
Chwilami wpatrywaliśmy się pnąc.
Tak mało letni, tak niekonkretni.
A niebo było pełne gwiazd.
Dokąd idziemy mała?
Przed nami tyle gór się dmie. Bezradnych mama.
Założyć płaszcz z błękitu chcę i frunąć w stronę morza pól, gdzie gubię zło, gdzie znika ból. Do domu mała.
Do domu wracam tam, gdzie ty. Do domu mama.
Tam marzeń stos mych zastygł, by powrócić mała.
Otrząść stary koc by móc pofrunąć w stronę morza pól, gdzie gubię zło, gdzie znika ból.
Do domu mama, wracam do domu mama.
A niebo było pełne gwiazd.
Tam dawno przecież nie ma nas.
A niebo było pełne gwiazd.
Tam dawno nie ma przecież nas.
A niebo było pełne gwiazd.
Tam dawno przecież nie ma nas.
A niebo było pełne gwiazd.
Tam dawno przecież nie ma nas.
Türkçe çeviri
Her zaman mavi gökyüzünü bekliyorum.
Pembe şafakta görülecek bir şey daha var.
Çünkü bu küçük dünyada yürürken rüzgar çıplak ayaklarımı taşıyor.
Sürekli yeni yollar arıyorum.
Nereye gidiyoruz ufaklık?
Önümüzde savrulan bir sürü dağ var. Çaresiz anne.
Mavi bir pelerin giyip, kötülüğü kaybettiğim, acının kaybolduğu tarlalar denizine doğru uçmak istiyorum.
Eve geliyorum anne, eve geliyorum anne.
Bu koku başaklarla dolu.
Uzun zamandır orada değildim.
Büyük meşe ağacının altında sarı bir battaniye vardı.
Biz birlikte buna çok aşığız.
Bir süre sarmaşıklara baktık.
Çok olgunlaşmamış, çok spesifik değil.
Ve gökyüzü yıldızlarla doluydu.
Nereye gidiyoruz ufaklık?
Önümüzde savrulan bir sürü dağ var. Çaresiz anne.
Mavi bir pelerin giyip, kötülüğü kaybettiğim, acının kaybolduğu tarlalar denizine doğru uçmak istiyorum. Eve git ufaklık.
Senin gittiğin yere ben de eve giderim. Evde anne.
Orada hayallerimin yığını dondu, ama geri döndün küçüğüm.
Eski battaniyeyi silkele ki, kötülüğü kaybettiğim, acının kaybolduğu tarla denizine doğru uçabileyim.
Eve geliyorum anne, eve geliyorum anne.
Ve gökyüzü yıldızlarla doluydu.
Uzun zamandır orada değildik.
Ve gökyüzü yıldızlarla doluydu.
Uzun zamandır orada değildik.
Ve gökyüzü yıldızlarla doluydu.
Uzun zamandır orada değildik.
Ve gökyüzü yıldızlarla doluydu.
Uzun zamandır orada değildik.