Açıklama
Ne garip oluyor: yolda yürüyorsun, rüzgar saçlarını okşuyor, kafanda ya bir film ya da bir rüya var. Her adımda, sadece bir yoldan daha fazlasını hayal ediyorsun - sanki her şey ikiniz için özel olarak düzenlenmiş gibi. Karşılaşma, bir saniye sürmüş olsa bile, tekrar tekrar izlemek istediğin bir kareye dönüşüyor.
Bu havada, dikenli bir gül gibi hafif bir keskinlik var: hem batıyor hem de aynı anda mutluluk veriyor. Önce kahkaha, sonra aniden sıcak bir sessizlik, ve sonra tamamen farklı bir boyut - zamanın uzadığı, hayatın doğru sertliğe demlenmiş çay gibi olduğu bir boyut.
Yüksek sesli bir manifesto değil, yumuşak bir hatırlatma: rüzgar diner, fırtına geçer, ama asıl önemli olan şey kalır - ne istediğini bilmek.
Sözler: Feride Hilal Akın
Beste: Feride Hilal Akın, Arsel Kaleoğlu
Yönetmen: Onur Sarsız, Feride Hilal Akın
Aranjman: Mert Tunçmakas
Sözler ve çeviri
Orijinal
Sor bana geldin mi sen? Ben yoldayım.
Neydi esen bu rüzgar? Beni gördün mü sen?
Her adımda izim içindi anla. Sarıl bana güldün mü sen?
Bir film gibi daldım bir an varlığına. Su gibi ah bir görsen.
Su gibi ah bir bilsen kendini.
Kendin dinleyip kendin gördün aklın ca renkli renkliydin.
Kendin dinleyip kendin gördün aklın ca renkli renkliydin.
Dünya neydi bir anlatsana, benim içim demliyor. Sor bana geldin mi sen? Ben yoldayım.
Neydi esen bu rüzgar?
Beni gördün mü sen?
Her adımda izim içindi anla.
Kendin dinleyip kendin gördün aklın ca renkli renkliydin.
Kendin dinleyip kendin gördün aklın ca renkli renkliydin.
Yoldayım, yoldayım, yoldayım. Dünya neydi bir anlatsana, benim içim demliyor.
Sor bana geldin mi sen? Ben yoldayım.
Neydi esen bu rüzgar?