Şunun daha fazla şarkısı: Hayki
Açıklama
Sanki odada kapı kapandı ve sesin yerine sessizlik kaldı, yankılı ve ağır. Boşluk, eskiden konuşmaların, kahkahaların ve hatta kavgaların olduğu alışılmış köşelere yerleşti. Ve ne kadar renkli haplarla ya da yabancı ışıklarla saklansan da, karanlık yine de daha güçlü.
Şarkıda bu karanlık canlı bir madde gibi geliyor: nefes alıyor, baskı yapıyor, en küçük ayrıntıları hatırlamaya zorluyor - sokaklardaki soğuktan dizlerdeki sıyrıklara kadar. Sanki ilişkiler daha çok bir oyuna benziyordu, ama çok ciddi bir oyuna: kan, duman, zaferler ve yenilgilerle. Yine de tek bir dürüst “hoşça kal” bile yetmedi. Küçük bir kıymık gibi, her seferinde bu hikayeden iz bırakmadan çıkmanın artık mümkün olmadığını hatırlatan, söylenmemiş sözler kaldı.
Yapımcı: EB ve Haiki
Sözler: Haiki
Müzik: Haiki
Aranjman: EB
Gitar: Kerem Oktay
Mix: Kurtuluş Güven
Mastering: Emra Çelik
Video: Öge471
Sözler ve çeviri
Orijinal
Çıktın gittin bu kapıdan. Yerine yokluk geçti çoktan.
Kurtulamam karanlıktan, rengarenk ilaçlardan. Çıktın gittin bu kapıdan.
Yerine yokluk geçti çoktan.
Kurtulamam karanlıktan, sebepsiz bu telaşlardan. Uzaklaştırdı bizi benzer farklılıklar.
Ne huzur buldum şehirde ne aydınlıkta. Anlattım oldum hasta. Sustukça arttı ağrı. Odam karanlık mağara.
Bu kaygı yalnızlıktan. Sabahlar oldu kahru, tükenmez ayrılıklar.
Bir sessizlik bağırır kafamda her kılıkta. Mahkumduk sanki senle aynı evde aynı suçtan.
Yaşarken aynı ağaçta bir sincap, bir baykuşla. Tutup kendi ellerimden öptüm.
Git derken bile içten içe ürktüm. Taşıdığım bu sofrada kaldım tık.
Hatırım olmamış bir hoşçakallık. Gözlerimi iğnelerle diktin.
Altlarında mor halkalar bitti.
Seyrettiğim çiçeğim dik üzdü.
Hatırım olmamış bir hoşçakallık.
Çıktın gittin bu kapıdan. Yerine yokluk geçti çoktan.
Kurtulamam karanlıktan, rengarenk ilaçlardan. Çıktın gittin bu kapıdan.
Yerine yokluk geçti çoktan.
Kurtulamam karanlıktan, sebepsiz bu telaşlardan. Gezdik en hırçın denizlerin kıyısında.
Süslenir oynardık İstanbul'un ayazında. Yan yana direndik dizlerimiz kanadı.
İstiklal'i kızıl dumanlarla boyadık. Belki en heyecanlı oyunundum oynadığın.
Bir gün söyle seni şu koynuma koymadığım. Güneşe uzanan ellerimizi hatırla.
Battı artık adaya giden bütün vapurlar.
Bir damlasın yanaklarımdasın.
Bir öfkesin dudaklarımdasın. Bir yıldızın uzaklığındasın.
Hatırım olmamış bir hoşçakallık.
Bir damlasın yanaklarımdasın. Bir öfkesin dudaklarımdasın.
Bir yıldızın uzaklığındasın.
Hatırım olmamış bir hoşçakallık.
Çıktın gittin bu kapıdan. Yerine yokluk geçti çoktan.
Kurtulamam karanlıktan, rengarenk ilaçlardan. Çıktın gittin bu kapıdan.
Yerine yokluk geçti çoktan.
Kurtulamam karanlıktan, sebepsiz bu telaşlardan. Çıktın gittin bu kapıdan.
Yerine yokluk geçti çoktan. Kurtulamam karanlıktan, rengarenk ilaçlardan.
Çıktın gittin bu kapıdan. Yerine yokluk geçti çoktan.
Kurtulamam karanlıktan, sebepsiz bu telaşlardan.