Açıklama
Yapımcı: Sakızlı Ayı Adam 韓立康
Enstrümantalist: Sakızlı Ayı Adam 韓立康
Besteci: Andr
Besteci: Sakızlı Ayı Adam 韓立康
Şarkı Sözü Yazarı: Andr
Aranjör: Andr
Aranjör: Sakızlı Ayı Adam 韓立康
Sözler ve çeviri
Orijinal
Missing in my breath.
Ordinary sense.
Tired of all these faces. I sleep better in my bed.
Familiar smell. Familiar smell.
Can't put down the theory. It becomes your shadow.
Hanging in my hand. Give me the necessary life. After going through it, there is a remnant.
We stand at the sun. You're holding me high. The fire's a bind.
Is it, is it ever enough?
Is it ever enough?
Oh. Things read their own touch. They're hung on the walls.
Now they reach my window. Is it, is it ever enough?
Is it ever enough?
Oh.
Drifting by the day.
We'll catch up when we can.
Missing all the nonsense. Tell me, are you still a friend?
Fascinated by things you never touch. Your one and only one to give up none.
Those faces, too close to me to recognize the fragrance but how close if you can't exist. You're a changed life.
You're a changed life.
You're a changed life.
You're a changed life. We stand at the sun. You're holding me high.
The fire's a bind. Is it, is it ever enough?
Is it ever enough?
Oh. Things read their own touch. They're hung on the walls.
Now they reach my window. Is it, is it ever enough?
Is it ever enough?
Oh.
Türkçe çeviri
Nefesimde eksik.
Sıradan bir anlam.
Bütün bu yüzlerden bıktım. Yatağımda daha iyi uyuyorum.
Tanıdık bir koku. Tanıdık bir koku.
Teoriyi bir kenara bırakamam. O senin gölgen olur.
Elimde asılı. Bana gerekli hayatı ver. İçinden geçtikten sonra bir kalıntı var.
Güneşin önünde duruyoruz. Beni yüksekte tutuyorsun. Ateş bir bağdır.
Öyle mi, hiç yeterli mi?
Hiç yeterli olur mu?
Ah. Nesneler kendi dokunuşlarını okur. Duvarlara asılıyorlar.
Şimdi pencereme ulaşıyorlar. Öyle mi, hiç yeterli mi?
Hiç yeterli olur mu?
Ah.
Gün geçtikçe sürükleniyorum.
Fırsat buldukça yetişeceğiz.
Bütün saçmalıkları özlüyorum. Söylesene, hâlâ arkadaş mısın?
Hiç dokunmadığınız şeylere hayran kalırsınız. Hiçbirinden vazgeçmeyen tek kişi sensin.
O yüzler, kokuyu tanıyamayacak kadar yakın bana ama sen var olamıyorsan ne kadar yakın. Sen değişmiş bir hayatsın.
Sen değişmiş bir hayatsın.
Sen değişmiş bir hayatsın.
Sen değişmiş bir hayatsın. Güneşin önünde duruyoruz. Beni yüksekte tutuyorsun.
Ateş bir bağdır. Öyle mi, hiç yeterli mi?
Hiç yeterli olur mu?
Ah. Nesneler kendi dokunuşlarını okur. Duvarlara asılıyorlar.
Şimdi pencereme ulaşıyorlar. Öyle mi, hiç yeterli mi?
Hiç yeterli olur mu?
Ah.