Açıklama
Bazen kalp gürültüyle kırılmaz, sanki sessizce kum tanelerine dağılır - dram olmadan, sözler olmadan, sadece havada bir boşluk asılı kalır. Bu seste yorgunluk vardır, öfke değil. Sanki herkes her şeyi anlamış gibi, ama yine de sonuna kadar konuşmak gerekiyor, belki de bir şans kalmasın diye.
Sessizleşen ışıklar ve görünmez, renksiz gözlüklerden son bir bakış arasında bir yerde - duygu kayboluyor. Kapıyı çarpmadan, gıcırdamaması için hafifçe aralıyor. Ve bunda yüzlerce itiraftan daha fazla sevgi var. Çünkü bazen yapılabilecek tek şey bırakmaktır. Suçluluk duymadan, umut etmeden, bir şeyleri açıklamaya gerek duymadan.
Yönetmen: TUNG PHAN
Drone operatörü: ALEX PHAM
Kamera operatörü: TRANDUYSCA
Editör: SKITES PRODUCTION
Renk düzenleyici: THAO MINT
Görsel efektler: NGUYEN HONG THAI
Teaser: THANH BINH NGUYEN LE
Müzik yapımcıları: CECE TRUONG | DUY TRAN | PHU HIEN
Vokal yapımcıları: PHU HIEN | CECE TRUONG
Yazar: PHU HIEN | CECE TRUONG
Aranjör: PHU HIEN
Ses kayıt mühendisi: KHAC TRIEU
Ses kayıt stüdyosu: KC STUDIO
Miksaj ve mastering: MINH MAXIMUM
Sözler ve çeviri
Orijinal
Giọt sương đọng dưới khóe mắt.
Đèn khuya giờ cũng đã tắt.
Đã bao đêm dài thao thức với nỗi u hoài.
Lòng em giờ hóa sắt đá.
Vì anh đầy những dối trá.
Nói cho hay rồi buông tay giữa cơn say.
Là em, hư mắt.
Chẳng thể nhìn được từng khoảnh khắc để em quay đầu.
Anh trao em lăng kính không màu.
Rồi anh là người quay lưng.
Để em hững hờ chơi vơi giữa nơi ta từng bên nhau.
Khi anh gần bờ vai, thì thầm vào tai. Rằng chẳng còn ai như em.
Em đã muốn tin như cuốn phim.
Dù biết thế gian đầy dối gian. Đến khi chợt nhận ra rằng chuyện đôi ta.
Chỉ mình em mang đi xa. Em đã cố tin nhưng anh cố tình không thiết tha.
Chẳng cần biết.
Không tha thiết.
Không vương vấn.
Em không cần.
Chẳng cần biết.
Không tha thiết.
Không vương vấn.
Em không cần.
If only I could see the red flags. Thì em đây sẽ chẳng phải thắc mắc.
Sao cô ta lại ở trong căn phòng.
Nơi em vừa bước ra từ bên trong. Người đáng trách là anh hay chính em.
Sự ngu ngốc của em như thói quen. Khiến cho người đau khổ sau cuối vẫn là em.
Là em, hư mắt.
Chẳng thể nhìn được từng khoảnh khắc để em quay đầu.
Anh trao em lăng kính không màu.
Rồi anh là người quay lưng.
Để em hững hờ chơi vơi giữa nơi ta từng bên nhau.
Khi anh gần bờ vai, thì thầm vào tai. Rằng chẳng còn ai như em.
Em đã muốn tin như cuốn phim.
Dù biết thế gian đầy dối gian. Đến khi chợt nhận ra rằng chuyện đôi ta.
Chỉ mình em mang đi xa. Em đã cố tin nhưng anh cố tình không thiết tha.
Chẳng cần biết.
Không tha thiết.
Không vương vấn.
Em không cần.
Chẳng cần biết.
Không tha thiết.
Không vương vấn.
Em không cần.
Türkçe çeviri
Gözlerimin köşesinin altına çiy düşüyor.
Artık gece ışıkları kapatılmıştır.
Kaç gecedir üzüntüyle uyanık kaldım?
Artık kalbim taşa döndü.
Çünkü yalanlarla dolusun.
İyice söyle ve sarhoşluğun ortasında bırak gitsin.
Benim, görme yeteneğim kötü.
Başını çevirdiğin her anı göremiyorum.
Sana renksiz bir prizma verdim.
Sonra yüz çeviren kendisi oldu.
Eskiden birlikte olduğumuz yerde kayıtsızca dolaşayım.
Omzunuza yaklaştığında kulağınıza fısıldayın. Senin gibi başka kimsenin olmadığını.
Bir film gibi inanmak istedim.
Dünyanın yalanlarla dolu olduğunu bilsem de. Ta ki aniden bunun bizimle ilgili olduğunu fark edene kadar.
Onu ancak sen uzaklara taşıyabilirsin. İnanmaya çalıştım ama sen kasıtlı olarak hevesli değildin.
Bilmeye gerek yok.
Ciddiyetle değil.
Oyalanmak yok.
Buna ihtiyacım yok.
Bilmeye gerek yok.
Ciddiyetle değil.
Oyalanmak yok.
Buna ihtiyacım yok.
Keşke kırmızı bayrağı görebilseydim. O zaman merak etmeme gerek kalmayacak.
O neden odada?
İçeriden yeni çıktığım yer. Suçlanacak kişi sen ya da benim.
Aptallığım bir alışkanlık gibidir. Sonunda acı çeken kişinin yine siz olmanızı sağlar.
Benim, görme yeteneğim kötü.
Başını çevirdiğin her anı göremiyorum.
Sana renksiz bir prizma verdim.
Sonra yüz çeviren kendisi oldu.
Eskiden birlikte olduğumuz yerde kayıtsızca dolaşayım.
Omzunuza yaklaştığında kulağınıza fısıldayın. Senin gibi başka kimsenin olmadığını.
Bir film gibi inanmak istedim.
Dünyanın yalanlarla dolu olduğunu bilsem de. Ta ki aniden bunun bizimle ilgili olduğunu fark edene kadar.
Onu ancak sen uzaklara taşıyabilirsin. İnanmaya çalıştım ama sen kasıtlı olarak hevesli değildin.
Bilmeye gerek yok.
Ciddiyetle değil.
Oyalanmak yok.
Buna ihtiyacım yok.
Bilmeye gerek yok.
Ciddiyetle değil.
Oyalanmak yok.
Buna ihtiyacım yok.