Şunun daha fazla şarkısı: Alemán
Açıklama
Şehir erimiş metal gibi parıldıyor ve hava hız ve tehlikeli zevk kokuyor. Burada duygulara yer yok - sadece bas ritmine göre hareket eden bedenler ve arzu ritmine göre göz kırpan far ışıkları var. Ayaklarınızın altındaki dünya bulanıklaşıyor, nereye gideceğiniz artık önemli değil, yanınızda aynı şekilde yanıp tutuşan biri varsa.
Müzik, Dolce'nin barut gibi “piu piu” ile iç içe geçtiği, kelimelerin kontrolün ve kontrolün kaybının bahis olduğu bir oyuna dönüştüğü kulüp neonlarının sıcaklığını soluyor. Her şey parıldıyor, gürlüyor, yırtıcı bir şekilde gülümsüyor. Buradaki aşk, şefkatle değil, her saniyenin 200 km/s hızla son tur gibi geçtiği adrenalinle ilgili.
Sözler ve çeviri
Orijinal
Yo no sabía que la piel de mi piel a ti tanto te amó.
Que dinsabida como un caramelo dentro de tu boca voy.
Son las luces de la ciudad o el brillo de tus pupilas.
Lo que alumbra la inmensidad, tú y yo a doscientos millas.
Ya no importa nada, baby, aquí arriba.
Uh, uh. Siente como el viento pega en tu lejía.
Yendo todo el roche con tu si en el Porsche. Una vaya de noche y tu vestido
Dolce. Fuera de este mundo, tú dime pa dónde.
Mis lentes son Gucci, Miu Miu es tu broche. No soy ningún pussy, pew, pew pa los doshi.
Te quiero pa siempre, ya te dije, cose. Vamos a fundirnos tu oro y yo bronce.
Viajemos a mundos que nadie -conoce. -Tú estás pa mí, yo estoy pa ti.
So high, ya vámonos de aquí.
Tú estás pa mí, yo estoy pa ti. Bebé, ya vámonos de aquí. Tú estás pa mí, yo estoy pa ti.
So high, ya vámonos de aquí. Tú estás pa mí, yo estoy pa ti.
Son las luces de la ciudad o el brillo de tus pupilas.
Lo que alumbra la inmensidad, tú y yo a doscientos millas.
Ya no importa nada, baby, aquí arriba. Uh, uh.
Siente como el -viento pega en tu lejía.
-Cuando probé esos labios con sabor a menta empecé a mirar todo en cámara lenta. Este viaje es pa ti, pa nadie está a la venta.
Te pienso mucho y mi mente se me calienta.
Le gusta a la mami cuando yo le doy bien duro.
Le gusta que la apriete fuerte si le agarro el culo. Me dice: «A mí me encanta un estilo como el tuyo».
Me dice: -«Llévame contigo, vienes del futuro».
-Bad, bad like Fortnite, I'm losing my mind. No me tires, solo mira, por aquí todo fine.
We party all night, don't waste my time. Copy drunk, don't chill but ready to fight.
Clocker, clocker, sin desenfoque. Nadie como tú, bebé, los reyes del bloque.
Gossip dropper, close this locker. Dígalo de frente y si no, pues soccer.
Son las luces de la ciudad o el brillo de tus pupilas.
Lo que alumbra la inmensidad, tú y yo a doscientos millas.
Türkçe çeviri
Tenimin derisinin seni bu kadar sevdiğini bilmiyordum.
Ne kadar da tatsızım, ağzının içindeki şeker gibiyim.
Şehrin ışıkları ya da gözbebeklerindeki parıltı.
Enginliği aydınlatan şey, sen ve ben iki yüz mil uzaktayız.
Artık hiçbir şeyin önemi yok bebeğim, burada.
Ah, ah. Rüzgarın çamaşır suyuna nasıl çarptığını hissedin.
Porsche'de evet'inizle her şey yolunda gidiyor. Bir gece ve elbisen
Dolce. Bu dünyanın dışında, bana nerede olduğunu söyle.
Benim gözlüklerim Gucci, Miu Miu ise senin broşun. Ben doshi için bir kedi, sıra, sıra değilim.
Seni sonsuza kadar seviyorum, sana zaten söyledim, dik. Hadi senin altını eritelim, ben de bronzu eriteyim.
Kimsenin bilmediği dünyalara yolculuk edelim. -Sen benim içinsin, ben de senin için.
O kadar yüksek ki, hadi buradan çıkalım.
Sen benim içinsin, ben de senin için. Bebeğim, haydi buradan çıkalım. Sen benim içinsin, ben de senin için.
O kadar yüksek ki, hadi buradan çıkalım. Sen benim içinsin, ben de senin için.
Şehrin ışıkları ya da gözbebeklerindeki parıltı.
Enginliği aydınlatan şey, sen ve ben iki yüz mil uzaktayız.
Artık hiçbir şeyin önemi yok bebeğim, burada. Ah, ah.
Rüzgarın çamaşır suyuna nasıl çarptığını hissedin.
-O nane aromalı dudakları denediğimde her şeye ağır çekimde bakmaya başladım. Bu yolculuk senin için, kimse için satılık değil.
Seni çok düşünüyorum ve içim ısınıyor.
Annem ona sert vurmamdan hoşlanıyor.
Eğer kıçını tutarsam onu sertçe sıkmamdan hoşlanıyor. Bana şöyle dedi: "Seninki gibi bir tarzı seviyorum."
Bana diyor ki: -"Beni de yanına al, sen gelecekten geliyorsun."
-Kötü, Fortnite gibi kötü, aklımı kaybediyorum. Atma beni, bak, burada her şey yolunda.
Bütün gece parti yapıyoruz, zamanımı boşa harcama. Sarhoşmuş gibi davran, sakinleşme ama savaşmaya hazır.
Saatçi, saatçi, bulanıklık yok. Kimse senin gibi olamaz bebeğim, bloğun kralları.
Dedikoducu, bu dolabı kapat. Bunu önceden söyleyin, değilse futbol.
Şehrin ışıkları ya da gözbebeklerindeki parıltı.
Enginliği aydınlatan şey, sen ve ben iki yüz mil uzaktayız.