Açıklama
Burada aşk, kurbanı olmayan ama güzel kanıtları olan bir suç gibidir. Kalbin kırılması, nefesin gürültüsü, fenerin ışığı ciltte kayıyor - ve yardım çağırmak için artık çok geç. Tutku, her şeyi vaat ederek rehin alır: elmaslar, öpücükler, sabaha kadar sürecek sözler. Sadece hava gittikçe azalır ve bırakmak, kalmaktan daha korkutucudur.
Sanki tatlı esaret tek güvenli yermiş gibi bir his. Dışarıdaki dünya telaşla koşuştururken, içeride yavaşlamış, yoğun, yapışkan, büyüleyici bir ritim var. Sanırım gerçek romantizm budur - nefes almadan gülümsemek.
Sözler ve çeviri
Orijinal
It's a home invasion.
Gun to my head.
Pleading for life.
Since you came here,
I was on the run.
Dodging blue lights.
That's when you, you, you, you, you arrived, and I lost my mind.
Oh whoa, whoa.
Hold me, show you things.
What's the cost? It's nothing, babe.
Just hold me down. Diamond rings, give you everything.
Suffocate me.
In your love.
In your love.
That's enough.
Suffocate me.
In your love.
In your love.
That's enough.
Yeah, yeah.
Meet me where the flowers bloom on this Tuesday afternoon.
Baby, we can break the rules, and later I'll be breaking you.
I'm calling my chauffeur, come over. Yeah, yeah, yeah.
I wanna get closer and closer. So wrap your hands around my neck.
No apologies, no. Get on top of me, please.
And I'll show you where our souls connect.
I'll give you honesty.
I don't want you hiding, so just hold me. Hold me. Show you things.
Ooh. What's the cost? What's the cost? It's nothing, babe. Nothing, babe.
Just hold me down. Hold me down. Diamond rings, give you everything.
Suffocate me.
In your love.
In your love.
That's enough.
Suffocate me.
In your love.
In your love.
That's enough.
Yeah, yeah. Hold me. Hold me. Show you things.
What's the cost? What's the cost? It's nothing, babe.
Just hold me down. Hold me down. Diamond rings, give you everything
Türkçe çeviri
Bu bir haneye tecavüz.
Kafama silah dayadım.
Yaşam için yalvarıyorum.
Buraya geldiğinden beri,
Kaçıyordum.
Mavi ışıklardan kaçmak.
İşte o zaman sen, sen, sen, sen geldin ve ben aklımı kaybettim.
Vay, vay.
Tut beni, sana bir şeyler göster.
Maliyeti ne kadar? Önemli bir şey değil bebeğim.
Sadece beni tut. Elmas yüzükler sana her şeyi verir.
Beni boğ.
Senin aşkında.
Senin aşkında.
Bu kadar yeter.
Beni boğ.
Senin aşkında.
Senin aşkında.
Bu kadar yeter.
Evet, evet.
Bu Salı öğleden sonra çiçeklerin açtığı yerde benimle buluş.
Bebeğim, kuralları çiğneyebiliriz, sonra ben de seni çiğneyeceğim.
Şoförümü çağırıyorum, buraya gel. Evet, evet, evet.
Gittikçe yaklaşmak istiyorum. Bu yüzden ellerini boynuma dola.
Özür dilemek yok, hayır. Üstüme çık lütfen.
Ve sana ruhlarımızın nerede birleştiğini göstereceğim.
Sana dürüstlüğü vereceğim.
Saklanmanı istemiyorum o yüzden sarıl bana. Sarıl bana. Sana bir şeyler göster.
Ah. Maliyeti ne kadar? Maliyeti ne kadar? Önemli bir şey değil bebeğim. Hiçbir şey bebeğim.
Sadece beni tut. Beni yerde tut. Elmas yüzükler sana her şeyi verir.
Beni boğ.
Senin aşkında.
Senin aşkında.
Bu kadar yeter.
Beni boğ.
Senin aşkında.
Senin aşkında.
Bu kadar yeter.
Evet, evet. Sarıl bana. Sarıl bana. Sana bir şeyler göster.
Maliyeti ne kadar? Maliyeti ne kadar? Önemli bir şey değil bebeğim.
Sadece beni tut. Beni yerde tut. Elmas yüzükler sana her şeyi verir