Açıklama
Bazen aşk, kucaklaşmak değil, dikkatli bir mesafe koymaktır. Bir başkasında erimek istediğinde, ama içinden her şey sıkışıyormuş gibi, sanki kalp bir organ değil de penceresiz dar bir oda gibi. Işık yanıp söner, hava kendi düşüncelerinden uğuldar ve birini içeri almaya yönelik her girişim, korku kadar yüksek bir yankıyla sonuçlanır.
Dışarıdaki dünya ışıklarla parıldarken, içimde karanlık ve nabız atıyor. Her şey çok yakın, çok gürültülü, çok gerçek. Ve bundan ne mantıkla ne de müzikle kurtulmak mümkün. Sadece birinin yanımda kalmasını, içeri girmeden kalmasını istiyorum. Çünkü daha yakın olmak acı verici, daha uzak olmak ise tamamen boş.
Sözler ve çeviri
Orijinal
Will mich dir öffnen, in dir versinken. Deine Hände berühren, in deinen Augen ertrinken.
Doch spiel mir was vor. Tu so, als würde das gehen.
Flimmern und Flackern von tausend Lichtern.
Hier im dezibellauten Lärm kann ich dich weder hören noch sehen. Eine Menschenseele bringt mein System zum
Dröhnen.
Sitze im Dunkeln, obwohl Tag ist.
Gefühl der Einsamkeit versagt mich.
Flackern im Brustkorb überstrahlt dich, wenn du zu nah bist.
Platzangst, weil ich im Herz kein Platz hab.
Ich glaub, das wird ein Grautag. Ich weiß, dass ich das nicht schaff.
Platzangst. Zu wenig Platz im Brustkorb.
Mein Herz zu groß, dass Angst gar nicht mehr reinpasst.
Du darfst mir nicht zu nah kommen.
Deine Stimme entfernt. Ja, seh nur Schatten und Sterne. Schwarze
Kohleaugen wollen, dass ich ihnen vertraue und verrate, warum mir alles, jeder, der mich je berührt, immer zu nah ist. Sitze im Dunkeln, obwohl Tag ist.
Gefühl der Einsamkeit versagt mich.
Flackern im Brustkorb überstrahlt dich, wenn du zu nah bist.
Platzangst, weil ich im Herz kein Platz hab.
Ich glaub, das wird ein Grautag. Ich weiß, dass ich das nicht schaff.
Platzangst. Zu wenig Platz im Brustkorb.
Mein Herz zu groß, dass Angst gar nicht mehr reinpasst.
Du darfst mir nicht zu nah kommen. Es liegt an meiner Platzangst im Brustkorb.
Ist besser, sonst-
Türkçe çeviri
Kendimi sana açmak, sana gömülmek istiyorum. Ellerine dokunmak, gözlerinde boğulmak.
Ama benim için bir şeyler çal. İşe yarıyormuş gibi davran.
Binlerce ışığın yanıp sönmesi ve titremesi.
Burada desibel gürültüsünde seni ne duyabiliyorum ne de görebiliyorum. Bir ruh sistemimi getiriyor
Kükreyen.
Gündüz olmasına rağmen karanlıkta oturuyorum.
Yalnızlık hissi beni başarısızlığa uğratıyor.
Çok yakın olduğunuzda göğsünüzdeki titreme sizi gölgede bırakır.
Klostrofobi çünkü kalbimde yer yok.
Sanırım gri bir gün olacak. Bunu yapamayacağımı biliyorum.
Klostrofobi. Göğüste çok az yer var.
Kalbim o kadar büyük ki korku artık içime sığmıyor.
Bana fazla yaklaşamazsın.
Sesiniz kaldırıldı. Evet, sadece gölgeleri ve yıldızları görün. Siyahlar
Kömür gözleri onlara güvenmemi ve bana dokunan her şeyin, herkesin neden her zaman bana çok yakın olduğunu açıklamamı istiyor. Gündüz olmasına rağmen karanlıkta oturuyorum.
Yalnızlık hissi beni başarısızlığa uğratıyor.
Çok yakın olduğunuzda göğsünüzdeki titreme sizi gölgede bırakır.
Klostrofobi çünkü kalbimde yer yok.
Sanırım gri bir gün olacak. Bunu yapamayacağımı biliyorum.
Klostrofobi. Göğüste çok az yer var.
Kalbim o kadar büyük ki korku artık içime sığmıyor.
Bana fazla yaklaşamazsın. Bunun nedeni göğsümdeki klostrofobim.
Aksi halde daha iyi...