Şunun daha fazla şarkısı: Natalia Lacunza
Açıklama
Öyle günler olur ki, ışık yanıp söner, düşünceler dağılır ve sanki hayatın kendisi biraz müze tozuyla kaplanmış gibi gelir. Ama yorgunlukla hayal arasında bir yerde ütopya doğar: çok uzaklarda bir ev, perdeler ağır, kadifemsi, hava sessiz, yabancı seslerden uzak. Pencerenin dışındaki dünya çıldırabilir, yan dairede kendi dramları ve sırlarla dolu bavulları olabilir ama içeride her şey kendi yolunda gider. Burada sadece olmak yeterli. Rol yok, açıklama yok, parlamaya gerek yok. Sadece yumuşak ışık, camda yağmur ve nihayet her şeyin yerli yerinde olduğu hissi.
Sözler ve çeviri
Orijinal
Hay días que se me apaga la luz. Me siento una pieza de museo.
Ya no tengo que cargar con esta cruz. Tiene que cumplirse to' lo que deseo.
Una casa lejos, como en Singapur.
Cortinas y sábanas de terciopelo.
En la que vivimos solos yo y tú. En la que yo existo solo cuando quiero.
Una, una, una.
Singapur,
Singapur.
En la, en la, en la, en la, en la que hubo terciopel.
En el bloque de la cristalera azul, en el cinco una vieja mató a un perro y se dice que lo guarda en un baúl. En la calle está cayendo un aguacero.
Una casa lejos, como en Singapur. Cortinas y sábanas de terciopelo.
En la que vivimos solos yo y tú.
En la que yo existo solo cuando quiero.
Una, una, una.
Singapur,
Singapur. En la, en la, en la, en la, en la que hubo terciopel. Singapur.
Singapur,
Singapur.
Türkçe çeviri
Işığın söndüğü günler vardır. Kendimi müzelik bir eser gibi hissediyorum.
Artık bu haçı taşımak zorunda değilim. İstediğim her şeyin gerçekleşmesi gerekiyor.
Singapur'daki gibi bir ev uzakta.
Kadife perdeler ve çarşaflar.
İçinde sadece ben ve sen yaşıyoruz. Sadece istediğim zaman var olduğum bir yer.
Bir, bir, bir.
Singapur,
Singapur.
Kadifenin olduğu, içinde, içinde, içinde.
Beş numaradaki mavi camlı blokta yaşlı bir kadının bir köpeği öldürdüğü ve köpeği sandıkta sakladığı söyleniyor. Sokakta sağanak yağmur yağıyor.
Singapur'daki gibi bir ev uzakta. Kadife perdeler ve çarşaflar.
İçinde sadece ben ve sen yaşıyoruz.
Sadece istediğim zaman var olduğum bir yer.
Bir, bir, bir.
Singapur,
Singapur. Kadifenin olduğu, içinde, içinde, içinde. Singapur.
Singapur,
Singapur.