Açıklama
Vizyona Giriş Tarihi: 24 Ekim 2025
Sözler ve çeviri
Orijinal
Cuando nos estemos olvidando, el teléfono nos arderá en las manos.
Cuando se nos hielen nuestros labios y escondamos entre rejas los abrazos con candados.
Cuando nos estemos olvidando, odiaremos nuestro olor en otro cuerpo.
Cuando se nos hiele nuestro cuarto y la cama sea más dura que el asfalto.
Y escribir no sea la heroína de la que desengancharnos.
Miénteme otra vez o mátame.
Dame flores de mentira o promesas de burdel.
Miénteme otra vez o mátame.
Dame cuentos con heridas, versos de ceniza y alquiler.
Cuando nos estemos recordando, con un nudo en la garganta fingiremos estar sanos.
Cuando el calendario sea un disparo y los planes que no haremos sean balas de quebranto.
Cuando hayan prescrito nuestros lazos y seamos calaveras en los restos del naufragio.
Cuando nos estemos olvidando, seremos presa en los brazos de algún extraño.
Gritos silenciados retumbando en cada gesto.
Búsqueda en un bucle de infinitos arañazos.
Cuando nos estemos recordando, seremos lienzos sin colores de pintores fracasados.
Flores sin su tallo en inviernos prolongados.
Corazones entre rimas de poemas disonantes. Seremos sin ser, espejos quebrados.
Miénteme otra vez o mátame.
Dame flores de mentira o promesas de burdel.
Miénteme otra vez o mátame.
Dame cuentos con heridas, versos de ceniza y alquiler.
Türkçe çeviri
Unuttuğumuzda telefon elimizde yanar.
Dudaklarımız donduğunda ve sarılmalarımızı asma kilitlerle parmaklıkların arkasına sakladığımızda.
Unuttukça başka bir bedendeki kokumuzdan nefret edeceğiz.
Odamız donarken ve yatak asfalttan daha sert olduğunda.
Ve yazmak, koptuğumuz kahraman değil.
Bana bir daha yalan söyle ya da beni öldür.
Bana sahte çiçekler ya da genelev vaatleri ver.
Bana bir daha yalan söyle ya da beni öldür.
Bana yaralarla, küllerle, rantla dolu hikayeler ver.
Kendimizi hatırladığımızda boğazımızda bir düğümle sağlıklıymış gibi davranırız.
Takvim bir denemeden ibaret olduğunda ve yapmayacağımız planlar başarısızlık kurşunlarından ibaret olduğunda.
Tahvillerimizin süresi dolduğunda ve biz enkazdaki kafatasları olduğumuzda.
Unuttuğumuzda bir yabancının kollarına yakalanırız.
Her harekette yankılanan sessiz çığlıklar.
Sonsuz çiziklerden oluşan bir döngüde arama yapın.
Kendimizi hatırladığımızda başarısız ressamların renksiz tuvalleri olacağız.
Uzun süren kışlarda sapları olmayan çiçekler.
Ahenksiz şiirlerin kafiyeleri arasındaki kalpler. Yok olacağız, kırık aynalar.
Bana bir daha yalan söyle ya da beni öldür.
Bana sahte çiçekler ya da genelev vaatleri ver.
Bana bir daha yalan söyle ya da beni öldür.
Bana yaralarla, küllerle, rantla dolu hikayeler ver.