Şunun daha fazla şarkısı: Nikbinler
Açıklama
Sanki sonbahar, insan sesiyle konuşmaya karar vermiş gibi, sessiz ama inatçı bir şekilde. Hava ıslak taş gibi kokuyor, ay ışığı ise doğrudan bakmaktan utanır gibi başkalarının gözlerinde saklanıyor. Etrafımızdaki her şey, acı verici olmayan, kaçınılmaz kayıplarla dolu, tıpkı kimsenin söylemediği kelimeler arasındaki nefes gibi. Müzik, camdan aşağı kayan bir yağmur damlası gibi akar: önce kolay, sonra daha zor, ta ki anıyla birlikte aşağı düşene kadar. Her seste Eylül'ün serinliği, her akorda hem aşkın, hem acının, hem de hayatın ta kendisinin her zaman her şeyin başladığı yere dönmesinden kaynaklanan bir yorgunluk vardı.
Sözler ve çeviri
Orijinal
Ay bulutta saklanır
Eylül gözlerine doğdu gece.
Ay bulutta saklanır Eylül gözlerine doğdu gece.
Hüzün öyle derin iklimlerde, bir kelime bin bir hece.
Hüzün öyle derin iklimlerde, bir kelime bin bir hece.
Köşe başlarında, ilk gözyaşlarında, bir eylül yağmuru sun, ıslak şehir taşlarında.
Köşe başlarında, ilk gözyaşlarında, bir eylül yağmuru sun, ıslak şehir taşlarında.
Bir sevdadır şu hayat, ağrısı yürek çarpıntılarında.
Bir sevdadır şu hayat, ağrısı yürek çarpıntılarında.
Gün gün eksilirsin kendinden, bir eylül denizinin çırpıntılarında.
Gün gün eksilirsin kendinden, bir eylül denizinin çırpıntılarında.
Mezar taşlarında, urgan uçlarında, bir eylül zedesin sen, ay bulaşmış da başlarında.
Mezar taşlarında, urgan uçlarında, bir eylül zedesin sen, ay bulaşmış da başlarında.