Şunun daha fazla şarkısı: kulturr
Açıklama
Görünüşe göre her şey çoktan duygu, söz ve vaat yörüngelerine dağılmış. Ama vücut hala ritmi hatırlıyor ve içinde, kimse için değil, sadece yerçekiminin artık tutmadığı gibi dans edenler gibi bir hafiflik titriyor. Müzik, gece kulübünün duvarlarında neon ışığı gibi sese kayıyor ve ihanet satırlarında bile, sanki ritimlerin arasına gizlenmiş gibi inatçı bir canlılık duyuluyor, sanki "ne olursa olsun ayağa kalkacağım" diye fısıldıyor. Basın altında bir yerlerde yorgun bir "şimdi daha iyiyim" yankılanıyor, ama bu zaferden çok kurtuluşla ilgili. Kim haklı, kimin incittiğini artık açıklamaya gerek kalmadığında, çünkü her şey bakıştan anlaşılır hale geldiğinde. Ve eski konuşmaların tadı havada hala dolaşırken, ses ağırlığın artık bir anlam ifade etmediği yukarıya doğru yükselmeye devam etsin.
Sözler ve çeviri
Orijinal
Mes amis, toujours en gravité en apesanteur. J'arrive dans ta fête, je fais le boucan
Dieu.
Maintenant, tu comprends mieux.
Je viens pas plaisanter, toujours avec jolie nana-nana. Je fais de mon mieux. Je suis pas trop dans les palabres-palabres.
Je suis loin d'eux. T'es toujours dans les palabres-palabres, t'es comme eux. Ah.
Et quand j'y pense, qui se soucie de ce que je peux ressentir, sentir, sentir, sentir? Yeah.
À la fin de l'histoire, dans tes yeux, tu ne peux plus mentir, mentir, mentir.
Mes amis, toujours en gravité en apesanteur.
J'arrive dans ta fête, je fais le boucan Dieu.
Maintenant, tu comprends mieux. Ah.
Mes amis, toujours en gravité en apesanteur. J'arrive dans ta fête, je fais le boucan
Dieu.
Maintenant, tu comprends mieux. Ah.
Parle pas de famille, toi. T'es mauvais, mais je le savais pas.
Je suis tombé maintes, maintes fois. Je suis obligé de faire les choses pour moi. Yeah.
C'est vrai que ça reste compliqué. Dans les problèmes, pourquoi tu veux m'impliquer?
Et sois honnête, tu me vois juste comme un billet.
Toujours dans les palabres-palabres, t'es comme eux. Ah.
Et quand j'y pense, qui se soucie de ce que je peux ressentir, sentir, sentir, sentir? Yeah.
À la fin de l'histoire, dans tes yeux, tu ne peux plus mentir, mentir, mentir.
Mes amis, toujours en gravité en apesanteur.
J'arrive dans ta fête, je fais le boucan Dieu.
Maintenant, tu comprends mieux.
Ah. Mes amis, toujours en gravité en apesanteur.
J'arrive dans ta fête, je fais le boucan Dieu.
Maintenant, tu comprends mieux.
Ah.
Maintenant, tu le comprends mieux. Maintenant, tu le comprends mieux. Comprends mieux, comprends mieux.
Maintenant, tu le comprends mieux.
Maintenant, tu le comprends mieux.
Comprends mieux, comprends mieux
Türkçe çeviri
Dostlarım, ağırlıksızlıkta daima yer çekiminde. Partine geliyorum, gürültü yapıyorum
Tanrım.
Şimdi daha iyi anlıyorsun.
Şaka yapmıyorum, her zaman güzel bir kızla birlikteyim. Elimden geleni yapıyorum. Konuşma-sohbetle pek ilgilenmiyorum.
Ben onlardan uzağım. Sen de hep gevezesin, onlar gibisin. Ah.
Ve bunu düşündüğümde, ne hissedebildiğim, koklayabildiğim, koklayabildiğim, koklayabildiğim kimin umurunda? Evet.
Hikayenin sonunda artık gözünüzde yalan söyleyemezsiniz, yalan söyleyemezsiniz.
Dostlarım, ağırlıksızlıkta daima yer çekiminde.
Partine geliyorum, ortalığı karıştırıyorum, Tanrım.
Şimdi daha iyi anlıyorsun. Ah.
Dostlarım, ağırlıksızlıkta daima yer çekiminde. Partine geliyorum, gürültü yapıyorum
Tanrım.
Şimdi daha iyi anlıyorsun. Ah.
Aile hakkında konuşmayın. Kötüsün ama bunu bilmiyordum.
Tekrar tekrar düştüm. Benim için bir şeyler yapmalıyım. Evet.
Karmaşık olmaya devam ettiği doğru. Sorunlara neden beni dahil etmek istiyorsun?
Ve dürüst ol, beni sadece bir bilet olarak görüyorsun.
Hep sohbet-sohbet halindesin, sen de onlar gibisin. Ah.
Ve bunu düşündüğümde, ne hissedebildiğim, koklayabildiğim, koklayabildiğim, koklayabildiğim kimin umurunda? Evet.
Hikayenin sonunda artık gözünüzde yalan söyleyemezsiniz, yalan söyleyemezsiniz.
Dostlarım, ağırlıksızlıkta daima yer çekiminde.
Partine geliyorum, ortalığı karıştırıyorum, Tanrım.
Şimdi daha iyi anlıyorsun.
Ah. Dostlarım, ağırlıksızlıkta daima yer çekiminde.
Partine geliyorum, ortalığı karıştırıyorum, Tanrım.
Şimdi daha iyi anlıyorsun.
Ah.
Şimdi bunu daha iyi anlıyorsunuz. Şimdi bunu daha iyi anlıyorsunuz. Daha iyi anlayın, daha iyi anlayın.
Şimdi bunu daha iyi anlıyorsunuz.
Şimdi bunu daha iyi anlıyorsunuz.
Daha iyi anlayın, daha iyi anlayın