Şunun daha fazla şarkısı: Şiir!
Şunun daha fazla şarkısı: Xir
Açıklama
Yapımcı: Gökdeniz Karakaya
Söz Yazarı: Sefa Kaya
Söz yazarı, besteci: Gökdeniz Karakaya
Sözler ve çeviri
Orijinal
Bazen yalnızca ait olamayışımı hissediyorum.
Sağa sola, belki de varoşa ve daha binlerce iklimin hiçbir tarafına ait olamayış.
Belki de kifayetsizlik hissediyorum aileyle.
Ait olabilen herkesten daha ölümlü ve zayıfız.
Bu dert -bizimle geçiyor bir sonraki yıla. -"Artık yakamı bırak!
" diye bağırdım dün akşam aynaya karşı.
Ben artık o ben değilim ve bir önceki sayfa yabancı.
Yine de gönlümdekini cebimdeki gibi kolay harcayamazdım.
Ben de elimdekini bir kenara bırakıp bu kirli parçaya yazdım.
Eminim bu benim hatam.
Tanıştığım her yeni yüzün teni batak ve saplanma korkusuna yenik adam, mazisiyle boğuşurken evi kadar daralır ruhu.
Anıları kumar masası, onun eli vasat.
Şu garipleri masallarını derin azap duyarak hatırlarken her yeri basar bu kuşku. Artık yakamı bırak! Biri biter, diğeri başlar.
Ciğerim hassas, diyelim ahbap ki yerin hasta olmasa da ruhum sen kokan gömlekler giyer inatla.
Çiğ kemik maçlar, liseli aşklar, yitin inançlar, bir senin akşam vaktinde çilesi baş tacı bir ses.
-Gökkuşağını koy içime. -Gülü gerçekten seversen dikeni batmaz, ah.
Ölümden öte köy var mı?
Onlar da doğru diyeni kovar mı?
-Yakamı bırakmıyor bu zoraki hovardalık.
-Oynadığım aklıma gelen tüm sayfalar çizildi, defterler bitirdim çok.
Aslında aklımda gizli bir sinsinin lafıyla hareket ettiğim çok. Har vurup gittiğim kapılar kapandı.
Yüzümü almayış nefretim yok.
Aklımın çitliğin içinde riskli bir gecede harcadığım çocuktum o. Durum bu.
Ya, durum bu. Hayallerime tutundum.
Çektim burnumu, utkungdum, tutuldum.
Ya, durum bu.
Hafızama yeni şeyler attım.
Salağa yattım, bayağı yaktım. Kafaları onlar susturur, ben anlattım.
Neler yaptım? Allah'ım affet beni. Hiçbir türlü rahat etmedim. Çekiyorum lanetleri.
Hepsine alet benim. Çok anlattım.
Bu gece kaldırdım ne varsa düşüren beni yere.
Umrumda değil nerede olursa olsun lan yanımda efkar hep kanımda zehir. Bu döngüde yaşamak değil de ne? Yeah, yeah.
Başlatma oyununa baby. Motomit boynunu eğme. Yeah, yeah.
-Artık yakamı bırak! -Ölümden öte köy var mı?
Onlar da doğru diyeni kovar mı?
Yakamı bırakmıyor bu zoraki hovardalık.
Sonra insanların bir şeyi, bir yeri ya da birine ait olmak için feda ettiklerine bakıyorum.
Hastalık bir ahengi sürdürmek için sevmekten, yaşamaktan, söylemekten vazgeçtiklerine.
Belki de olması gereken budur.
Belki de ait olamayışım nimetimdir.
Ait olmak ya da olmamak.
İşte bütün mesele bu.