Şunun daha fazla şarkısı: Rendow
Sözler ve çeviri
Orijinal
Ой, как ты, солнышко, в мое окошко не гляди.
Да ты, соловушка, из лесу темного да не лети.
Ой, как и разузнали люди про мою-то тайну.
Да теперь и идут, и не любят, в гости не зовут.
Ночами слышен мой вой, а днем изгой. Лишь ты меня одна, подруга, да успокой.
Я обнажу клыки, и шкура твоя — бронь. Летят в меня штыки и факелов огонь.
Я от людей в ночи, да не вой, а плач. Всегда во тьме один, ведь я палач.
Я не со зла, ведь такова моя природа. Веками мается моя душа, тысячелетия — годы.
Лишь ты меня одна спасла, рану мою лечила, окутала, опутала любовью всю.
И я за нее готов отдать бы даже свою жизнь. Но я навеки, а при чем, то всей душою чист.
А вы не плачьте, вы не знайте, погасли лучина.
А он не тронет вашей крови, я его приручила. А вы не плачьте, вы не знайте.
Хэ-хэй!
А он не тронет, я его приручила.
А как ему так тяжко, пожалею жизнь пропащую.
А у него та ласка дикая, да настоящая.
А у него та сила светлая да слава черна.
-А я теперь ему подруга, высока луна.
-Ради нее всю теряет смысл вечность, меняя сознание, явив свою беспечность.
Любовь так чиста и безупречна. Не осознать то, что бесконечно.
Тьма и свет в своей чистоте истинную любовь она явила мне. Ведь я искал тебя столько лет.
Тьму поглотил ее молитвы ответ. Но не сопадать к ней, не обидь ее.
Жражда моя выше, чем смерти острие. Но нет во веки мне спасения. Чем ее ласковые прикосновения.
А вы не плачьте, вы не знайте, погасли лучина.
А он не тронет вашей крови, я его приручила. А вы не плачьте, вы не знайте.
Хэ-хэй!
А он не тронет, я его приручила.
А вы не плачьте, вы не знайте, погасли лучина. А он не тронет вашей крови, я его приручила.
А вы не плачьте, вы не знайте.
Хэ-хэй!
А он не тронет, я его приручила.
Türkçe çeviri
Ah, sevgili güneş ışığı, penceremden dışarı bakma.
Evet bülbül, karanlık ormandan uçma.
Ah, insanlar sırrımı nasıl öğrendi?
Evet, şimdi geliyorlar, hoşlanmıyorlar, ziyarete davet etmiyorlar.
Geceleri ulumalarım duyuluyor ama gündüzleri dışlanıyorum. Sadece sen yalnızsın dostum, beni sakinleştir.
Dişlerimi göstereceğim ve tenin zırh olacak. Süngüler ve meşaleler üzerime uçuyor.
Ben gece insanlardanım ama uluyan değil ağlayanlardanım. Her zaman karanlıkta yalnızım çünkü ben bir celladım.
Kötü niyetli değilim çünkü bu benim doğam. Ruhum yüzyıllarca, binyıllarca, yıllarca çabalıyor.
Yalnızca sen beni kurtardın, yaramı iyileştirdin, beni sardın, her yanımı sevgiyle sarmaladın.
Ve onun için canımı bile verirdim. Ama ben sonsuza dek varım ve dahası, tüm ruhumla safım.
Ağlama, bilmiyorsun, meşale söndü.
Ama o senin kanına dokunamaz, onu ben evcilleştirdim. Ağlama, bilmiyorsun.
Hey-hey!
Ama o bana dokunmuyor, ben onu evcilleştirdim.
Ve bu onun için ne kadar zorsa, kaybettiği hayatına pişman olacağım.
Ve onun nezaketi vahşi ama gerçek.
Ve o parlak güce ve kara zafere sahip.
-Ve artık onun arkadaşıyım, ay yüksekte.
-Onun uğruna sonsuzluk tüm anlamını yitiriyor, bilinç değişiyor, umursamazlığı ortaya çıkıyor.
Aşk o kadar saf ve kusursuz ki. Sonsuzluğun ne olduğunu anlamamak.
Karanlık ve aydınlığın saflığıyla bana gerçek aşkı gösterdi. Sonuçta, yıllardır seni arıyorum.
Karanlık, cevaplanan dualarını yuttu. Ama ona yaklaşmayın, onu gücendirmeyin.
Benim şehvetim ölüm kılıcından daha yüksektir. Ama benim için sonsuza kadar kurtuluş yok. Onun yumuşak dokunuşlarından.
Ağlama, bilmiyorsun, meşale söndü.
Ama o senin kanına dokunamaz, onu ben evcilleştirdim. Ağlama, bilmiyorsun.
Hey-hey!
Ama o bana dokunmuyor, ben onu evcilleştirdim.
Ağlama, bilmiyorsun, meşale söndü. Ama o senin kanına dokunamaz, onu ben evcilleştirdim.
Ağlama, bilmiyorsun.
Hey-hey!
Ama o bana dokunmuyor, ben onu evcilleştirdim.