Açıklama
Gece sokaklarının tadı olan bir parça, sokak lambalarının yerine duman, müzik ve hoodie cebinde biraz drama var. Her şey her zamanki gibi: kimse aşık, kim yorgun, kim sadece dinlenmek istiyor ama dinlenmek yerine yine parti, yine sigara, yine hiçbir şeyi çözmeyen konuşmalar. Ve yine de kapatmak istemiyorsunuz, çünkü kaosun içinde bile bir ritim var ve kargaşanın içinde bile dürüstlük olabilir. Özellikle de para alarmdan daha yüksek sesle çalarken ve duygular, bardaktaki duman ve şekerle karışırken.
Sözler ve çeviri
Orijinal
Mi Rina estrecho,
lo meto todo para el pecho.
Me espera con otro hecho,
vamos a fumar al techo.
Estamos volando la nave,
pasamos por Cab.
No necesito jarabe, primo,
no hay quien me pare.
Atrapado corazón,
parece una maldición.
Voy a perder la razón,
pasa mal, nos da vueltas,
está mareando.
No sé lo que intentas,
puedes ir parando.
Todo lo que inventas
te lo estás flipando.
No sé qué me cuentas,
te estoy ignorando.
Has jugado conmigo
todo lo que has querido.
Ya que ha habido — me gusta:
joyería, billetes de 100.
Cuando quieras nos podemos ver,
ella siempre me quita el estrés.
Pensando qué hacer,
salir de aquí, gustar...
Ya sé qué quiere de mí.
Voy todo chill con sticky,
deja Blinky toda la noche en la radio.
Estamos grabando,
estamos soñando.
El dinero siempre está llamando.
En su culo siempre estoy pensando,
en su culo siempre estoy pensando.
No sé cómo lo arreglo,
necesito azúcar,
azúcar, azúcar, azúcar.
Y otra llama a la...
Fumando mucho chocolate y hierba,
así puede que al final me duerma.
Estoy despierto hasta que amanezca,
consigo buena mezcla.
Mañana tengo fiesta,
ponle un poco de algo al vodka.
La vida a veces es injusta.
Si fumo marihuana, mami,
no es por tu culpa,
es porque me gustas,
porque me gustas.
Rina al estrecho,
lo meto todo para el pecho.
Me esperas con otro hecho,
fumar al techo.
Estamos volando la nave,
pasamos por sus Cab.
No necesito jarabe, primo,
no hay quien me pare.
Türkçe çeviri
Rina burnuma doluyor,
her şeyi göğsüme alıyorum.
Başka birisiyle bekliyorsun,
çıkıp tavanda sigara içelim.
Gemiyi uçuruyoruz,
Cab'den geçiyoruz.
Şuruba ihtiyacım yok, kuzenim,
beni durduracak kimse yok.
Tutsak bir kalp,
bir lanet gibi görünüyor.
Aklımı kaybedeceğim,
kötü geçiyor, bizi döndürüyor,
başımızı döndürüyor.
Ne denediğini bilmiyorum,
durabilirsin.
Uydurduğun her şeyi
kendine fazla kaptırıyorsun.
Bana ne anlattığını bilmiyorum,
seni görmezden geliyorum.
Benimle oynadın
istediğin kadar.
Olduğu için — seviyorum:
mücevherler, 100 dolarlık banknotlar.
Ne zaman istersen buluşabiliriz,
o her zaman stresimi alıyor.
Ne yapacağımı düşünüyorum,
buradan çıkmak, hoşlanmak...
Artık benden ne istediğini biliyorum.
Yapışkanla rahat gidiyorum,
Blinky'yi bütün gece radyoda bırak.
Kayıt yapıyoruz,
hayal kuruyoruz.
Para hep arıyor.
Hep senin kalçanı düşünüyorum,
hep senin kalçanı düşünüyorum.
Nasıl düzelttiğimi bilmiyorum,
şeker ihtiyacım var,
şeker, şeker, şeker.
Ve bir başkası arıyor...
Çok çikolata ve ot içiyorum,
belki sonunda uyurum.
Sabaha kadar uyanığım,
iyi bir karışım elde ediyorum.
Yarın partim var,
votkaya biraz bir şeyler koy.
Hayat bazen adil değil.
Eğer marihuana içiyorsam, anneciğim,
senin hatan değil,
çünkü hoşlanıyorum,
çünkü hoşlanıyorum.
Rina burnuma,
her şeyi göğsüme alıyorum.
Başka biriyle beni bekliyorsun,
tavanda sigara içmek.
Gemiyi uçuruyoruz,
onun Cab'inden geçiyoruz.
Şuruba ihtiyacım yok, kuzenim,
beni durduracak kimse yok.