Şunun daha fazla şarkısı: Dasha
Açıklama
Yapımcı: Mike Robinson
Sözler ve çeviri
Orijinal
Sometimes when I get drunk and I walk into my room,
I have this fantasy that I walk in and you're sitting on my bed with that look you know, the one. Saying, "Sorry that I'm dropping in,
I just missed you so much.
" And at first it's all confusing 'cause you're not the you I've known.
You're different in the best of ways and suddenly I'm home.
And I play you all my songs about how fucking lost I've been.
You'd be a tough critic, but my favorite audience.
Then we'd laugh and say we knew it, that you and I are inevitable.
Oh, so tied forever, whole together, irrevocably chemical.
And the dog would be there too, in his heaven wedged between us.
But I skipped town and you're a stranger now, loving someone else and
Jesus. Mm.
I cut my hair, changed the way I wear my clothes, 'cause the way you loved the way
I looked is all I've ever known.
I don't think I'm breathing easy 'cause I did the king Kong, and when he's away and your song is playing, I don't turn it off. I miss you on a Friday.
I wonder where you are, so I go to the bar where you asked for my name.
I don't know what I said, but we'd stay there all night long.
And talk about the life we lived and the one that we'll never get where we'd laugh and say we knew it, that you and I are inevitable.
Mm.
Oh so tied forever, whole together, irrevocably chemical.
Have a kid that looks like you.
Can't believe that we're never made us. Ain't it crazy how I'm a stranger now, loving someone else and
Jesus.
Türkçe çeviri
Bazen sarhoş olup odama girdiğimde
İçeri girdiğimde senin yatağımda o bildiğin bakışla oturduğuna dair bir fantezim var. "Geldiğim için üzgünüm,
Seni çok özledim.
" Ve ilk başta her şey kafa karıştırıcı çünkü sen benim tanıdığım sen değilsin.
Sen pek çok açıdan farklısın ve birdenbire evdeyim.
Ve sana ne kadar kaybolmuş olduğumu anlatan şarkılarımı çalıyorum.
Sert bir eleştirmen olabilirsiniz ama benim favori izleyicimsiniz.
Sonra gülerdik ve senin ve benim kaçınılmaz olduğumuzu bildiğimizi söylerdik.
Ah, sonsuza kadar o kadar bağlıyız ki, bir bütün olarak, geri dönülemez biçimde kimyasal.
Ve köpek de orada, cennetinde aramızda sıkışıp kalacaktı.
Ama ben şehri terk ettim ve sen artık bir yabancısın, başka birini seviyorsun ve
Tanrım. Aa.
Saçımı kestim, kıyafetlerimi giyme şeklimi değiştirdim çünkü sen bu yolu sevdin
Şu ana kadar bildiğim tek şey baktım.
Rahat nefes aldığımı sanmıyorum çünkü King Kong'u ben yaptım ve o uzaktayken ve senin şarkın çalarken onu kapatmıyorum. Bir Cuma günü seni özlüyorum.
Nerede olduğunu merak ediyorum ve adımı sorduğun bara gidiyorum.
Ne dediğimi bilmiyorum ama bütün gece orada kalacaktık.
Ve yaşadığımız ve asla güleceğimiz bir yere varamayacağımız hayattan bahsedin ve bunu bildiğimizi, sizin ve benim kaçınılmaz olduğumuzu söyleyin.
Aa.
Sonsuza dek öyle bağlıydı ki, bir bütün olarak, geri dönülemez biçimde kimyasaldı.
Sana benzeyen bir çocuğun olsun.
Bizim asla bizi yaratmadığımıza inanamıyorum. Artık bir yabancı olmam, başka birini sevmem ve
Tanrım.