Şunun daha fazla şarkısı: Hot Mulligan
Açıklama
Yapımcı, Mikser: Brett Romnes
Besteci Söz Yazarı: Chris Freeman
Besteci Söz Yazarı: Jonah Kramer
Besteci Söz Yazarı: Tades Sanville
Besteci Söz Yazarı: Ryan Malicsi
Besteci Söz Yazarı: Brandon Blakeley
Sözler ve çeviri
Orijinal
Speaking a different language, standing six feet apart.
Wanting to see you more often, but visiting is hard.
-At least it feels like it.
-Nothing I say can matter, a quiet voice on empty air.
It's been months since you quit speaking, assuming I'm disturbed.
It's 1 AM in Tokyo, the sun is up at home.
Six hours to my house, two years. Seems further when I'm close.
Wake up, I can't let you just lay there and sleep.
Please, wake up, there's still time if you stay up with me.
Shame dripping out of my skin. Both born in July.
When the weather gets nice, I'll come see you again. I'll bring you some flowers.
It's 3 AM in Tokyo, the sun is up at home.
Six hours to my house, two years. Seems further when I'm close.
It seems like I'm afraid of you, like I try to stay away.
Hate to look at what became of you, an alien in gray.
Wake up, I can't let you just lay there and sleep.
Please, wake up, there's still time if you stay up with me. Please, wake up,
I'll call home every day if you'd stay.
Please, wake up, I'll call home, I'll call home, I'll call home.
There's cat tails growing in the ditch where we would cross the road to skip rocks and sit by the creek.
Sharp rocks littering the front lawn of the house you raised me in back in high school. The sharp rocks have gone, there's nothing left familiar.
Everything reminds of you, same walking down memory lane.
And I sat here missing everything from my seedy apartment. I can't let you lay there and sleep.
Still time if you stay up with me.
I won't ignore all the people I love anymore if you give me a second now.
It's 5 AM in Tokyo and half a world away.
I'm sitting in a parking lot, you're laying in your grave.
And now I am afraid of you and all that it's all done.
I didn't try hard enough to be a proper son.
Please, wake up.
Please, wake up.
Türkçe çeviri
Farklı bir dil konuşuyor, birbirlerinden bir metre uzakta duruyorlar.
Seni daha sık görmek isterdim ama ziyaret etmek zor.
-En azından öyle hissettiriyor.
-Söyleyeceğim hiçbir şeyin önemi olamaz, boş havada sessiz bir ses.
Rahatsız olduğumu varsayarsak konuşmayı bırakalı aylar oldu.
Tokyo'da saat sabahın 1'i, evde güneş doğuyor.
Evime altı saat uzaklıkta, iki yıl. Yakınlaştığımda daha da uzak görünüyor.
Uyan, orada öylece uzanıp uyumana izin veremem.
Lütfen uyan, eğer benimle kalırsan hâlâ zamanın var.
Utanç tenimden akıyor. İkisi de temmuzda doğdu.
Hava güzelleşince seni tekrar görmeye geleceğim. Sana biraz çiçek getireceğim.
Tokyo'da saat sabahın üçü, evde güneş doğuyor.
Evime altı saat uzaklıkta, iki yıl. Yakınlaştığımda daha da uzak görünüyor.
Sanki senden korkuyormuşum, uzak durmaya çalışıyormuşum gibi.
Gri renkli bir uzaylıya ne olduğunu görmekten nefret ediyorum.
Uyan, orada öylece uzanıp uyumana izin veremem.
Lütfen uyan, eğer benimle kalırsan hâlâ zamanın var. Lütfen uyan.
Eğer kalırsan her gün evi arayacağım.
Lütfen uyan, evi arayacağım, evi arayacağım, evi arayacağım.
Yolun karşısına geçip kayalardan atlayıp dere kenarında oturacağımız hendekte kedi kuyrukları büyüyor.
Beni lisede yetiştirdiğin evin ön bahçesine saçılmış keskin kayalar. Keskin kayalar gitti, tanıdık hiçbir şey kalmadı.
Her şey seni hatırlatıyor, aynı anılar şeridinde yürürken.
Ve ben burada köhne dairemdeki her şeyi özleyerek oturdum. Orada uzanıp uyumana izin veremem.
Eğer benimle kalırsan hala vaktin var.
Şimdi bana bir saniye verirsen sevdiğim insanları artık görmezden gelmeyeceğim.
Tokyo'da saat sabahın 5'i ve yarım dünya uzakta.
Ben otoparkta oturuyorum, sen mezarında yatıyorsun.
Ve şimdi senden ve tüm olup bitenlerden korkuyorum.
Düzgün bir evlat olmak için yeterince çabalamadım.
Lütfen uyanın.
Lütfen uyanın.