Şunun daha fazla şarkısı: Margo Price
Açıklama
Kayıt Mühendisi, Yapımcı, Miksaj Mühendisi: Matt Ross-Spang
Kayıt İkinci Mühendis: Phillip Smith
Kayıt Yapan İkinci Mühendis: Bryce Jordan
İkinci Mühendis Kaydediliyor: Connor Theriot
Master Mühendisi: Kim Rosen
Besteci Söz Yazarı, Vokalist, Arka Plan Vokalisti: Margo Price
Arkaplan Vokalisti: Logan Ledger
Besteci Söz Yazarı: Jeremy Ivey
Sözler ve çeviri
Orijinal
Everybody's had a few. Nothing to say, just the same old lies.
I've been fine, baby, how about you? The smaller the talk, the bigger the lies.
Wrote some words on a receipt. Roll them into paper rose.
It's been too long to recall why we started off on this road. This place holds a lot of memories.
Lot of ghosts in the bathroom stall. Lot of faces we used to see.
Now they don't come around at all. Used to dance to the radio.
Soft feet on the hardwood floor. You were my lover on a Saturday night.
Sunday morning wanted me no more.
Used to come here all the time, but that was long ago.
Back when we were both wild at heart. Tell me, where did all the good times go?
Lone stars in a hotel room. Tattoos in an easy chair.
My body lying in your arms. Playing blackjack and solitaire.
Slept in a forgotten door.
Spun me 'round at the White Horse Saloon. Got two birds stoned at once.
And left me howlin' at the flower moon.
Used to come here all the time, but that was long ago. Back when we were both wild at heart.
Tell me, where did all the good times go? Back when we were both wild at heart.
Tell me, where did all the good times go? You were here, then gone the next.
Twisted turns and broken glass. Red wine stained everything.
Tears have fallen and I can't look back. Got on the bus with a five-piece band.
I'm like a ghost in my own life. Maybe it's all just a dream I had.
Sleeping late keeps me up at night.
Used to come here all the time, but that was long ago.
Back when we were both wild at heart.
Tell me, where did all the good times go?
Back when we were both wild at heart. Tell me, where did all the good times go?
Back when we were both wild at heart.
Tell me, where did all the good times go?
Türkçe çeviri
Herkesin birkaç tane vardı. Söyleyecek bir şey yok, sadece aynı eski yalanlar.
Ben iyiyim bebeğim, ya sen? Konuşma ne kadar küçükse, yalanlar da o kadar büyük olur.
Makbuzun üzerine birkaç kelime yazdım. Onları kağıt gül haline getirin.
Bu yola neden çıktığımızı hatırlamayacak kadar uzun zaman oldu. Burası pek çok anıyı barındırıyor.
Banyo kabininde bir sürü hayalet var. Bir sürü yüz görüyorduk.
Şimdi hiç gelmiyorlar. Radyo eşliğinde dans ederdim.
Parke zeminde yumuşak ayaklar. Cumartesi gecesi sevgilimdin.
Pazar sabahı artık beni istemiyordu.
Buraya her zaman gelirdim ama bu uzun zaman önceydi.
İkimizin de kalbinin vahşi olduğu zamanlar. Söyle bana, bu güzel zamanlar nereye gitti?
Bir otel odasında yalnız yıldızlar. Rahat bir sandalyede dövmeler.
Bedenim kollarının arasında yatıyor. Blackjack ve solitaire oynuyorum.
Unutulmuş bir kapıda uyudum.
Beni White Horse Saloon'da döndürdü. Aynı anda iki kuşu taşladım.
Ve beni çiçekli ayda ulumaya bıraktın.
Buraya her zaman gelirdim ama bu uzun zaman önceydi. İkimizin de kalbinin vahşi olduğu zamanlar.
Söyle bana, bu güzel zamanlar nereye gitti? İkimizin de kalbinin vahşi olduğu zamanlar.
Söyle bana, bu güzel zamanlar nereye gitti? Sen buradaydın, sonra gittin.
Bükülmüş dönüşler ve kırık camlar. Kırmızı şarap her şeyi lekeledi.
Gözyaşlarım aktı ve geriye bakamıyorum. Beş kişilik bandoyla otobüse bindik.
Kendi hayatımda hayalet gibiyim. Belki de bunların hepsi gördüğüm bir rüyadır.
Geç uyumak beni geceleri uyanık tutuyor.
Buraya her zaman gelirdim ama bu uzun zaman önceydi.
İkimizin de kalbinin vahşi olduğu zamanlar.
Söyle bana, bu güzel zamanlar nereye gitti?
İkimizin de kalbinin vahşi olduğu zamanlar. Söyle bana, bu güzel zamanlar nereye gitti?
İkimizin de kalbinin vahşi olduğu zamanlar.
Söyle bana, bu güzel zamanlar nereye gitti?