Şunun daha fazla şarkısı: Marek Dyjak
Açıklama
Yayınlanma tarihi: 2025-03-07
Sözler ve çeviri
Orijinal
Może nie zaraz, może nie wszystko, byleby bliżej, bliżej.
Byleby bliżej, blisko, blisko, byleby bliżej.
Samo dojrzewa wszystko, co trzeba, byleby bliżej, bliżej.
Jak na spacerze z tatą drzewa, zieleniejące ponad wszystko.
Jak na spacerze z tatą drzewa, zieleniejące ponad wszystko.
Jak na spacerze z tatą ta ręka, co ją do dziś jeszcze pamiętam i wirujące wokół wszystko. Tata, latawce, ognisko.
Jak na spacerze z tatą drzewa, samo dojrzewa wszystko, co trzeba.
Jak na spacerze z tatą drzewa zieleniejące ponad wszystko i ta ręka, co do dziś ją jeszcze pamiętam.
Jak na spacerze z tatą drzewa, zieleniejące ponad wszystko.
Jak na spacerze z tatą ta ręka, co ją do dziś jeszcze pamiętam.
Wirujące wokół wszystko. Tata, latawce, ognisko.
Jak na spacerze z tatą drzewa, wszystko dojrzewa to, co trzeba.
Może nie zaraz, może nie wszystko, byleby bliżej, bliżej, bliżej.
Byleby bliżej, blisko, blisko, byleby bliżej.
Samo dojrzewa wszystko, co trzeba, byleby bliżej, bliżej.
Jak na spacerze z tatą drzewa, zieleniejące ponad wszystko.
Jak na spacerze z tatą drzewa, zieleniejące ponad wszystko.
Jak na spacerze z tatą ta ręka, co ją do dziś jeszcze pamiętam i wirujące wokół wszystko.
Tata, latawce, ognisko.
Türkçe çeviri
Belki hemen değil, belki her şey değil, sadece daha yakın, daha yakın.
Sadece daha yakın, yakın, yakın, daha yakın.
Daha yakın, daha yakın olduğu sürece ihtiyaç duyduğu her şeyi olgunlaştırır.
Babamla yürüyüşe çıkan ağaçlar gibi, her şeyden daha yeşil.
Babamla yürüyüşe çıkan ağaçlar gibi, her şeyden daha yeşil.
Sanki babamla birlikte yürürken, hala hatırladığım ve her şeyin etrafında dönen o el gibi. Baba, uçurtmalar, şenlik ateşi.
Babasıyla birlikte yürüyüşe çıkan bir ağaç gibi, ihtiyacı olan her şeyi kendi başına yetiştirir.
Mesela babamla yürürken ağaçlar her şeyden daha yeşildi ve o el bugün bile aklımda.
Babamla yürüyüşe çıkan ağaçlar gibi, her şeyden daha yeşil.
O eli hâlâ babamla yürürkenki gibi hatırlıyorum.
Her şey etrafta dönüyor. Baba, uçurtmalar, şenlik ateşi.
Ağacın babasıyla yürüyüşe çıkmak gibi her şey ihtiyacı kadar büyür.
Belki hemen değil, belki her şey değil, sadece daha yakın, daha yakın, daha yakın.
Sadece daha yakın, yakın, yakın, daha yakın.
Daha yakın, daha yakın olduğu sürece ihtiyaç duyduğu her şeyi olgunlaştırır.
Babamla yürüyüşe çıkan ağaçlar gibi, her şeyden daha yeşil.
Babamla yürüyüşe çıkan ağaçlar gibi, her şeyden daha yeşil.
Sanki babamla birlikte yürürken, hala hatırladığım ve her şeyin etrafında dönen o el gibi.
Baba, uçurtmalar, şenlik ateşi.