Şunun daha fazla şarkısı: Monica Martin
Sözler ve çeviri
Orijinal
It wasn't any ordinary, wasn't any ordinary love.
I swear it comes once in a lifetime.
There wasn't any story left to, wasn't any story left to tell.
I guess we ran out of our lifelines.
But I can't quite forget, it's so hard to accept, that we got nothing left.
I will always be moved by the heights that we knew.
But I will find the trust to let go, if let go we must.
And I will always be blessed by the sins we confessed.
So let it be said this was no ordinary love, no ordinary love, no ordinary love.
Let it be said this was no ordinary love.
I never thought we'd live to see the, never thought we'd live to see the day.
But we grew our own ways in the end, didn't we?
Even though our paths now go off, they'll be forever changed for having crossed.
There'll always be a part of you that lives in me.
I won't ever forget, it's so hard to accept, that we got nothing left, left.
I will always be moved by the heights that we knew.
But I will find trust to let go, if let go we must.
I will always be blessed by the sins we confessed.
So let it be said this was no ordinary love.
It came down from above, broke us, made us new.
Took us to heights we never knew, and back down again.
Through the thick and thin, but I never will forget how it felt up there with you, up there with you, my love.
I will always be moved by the heights that we knew.
But I will find the trust to let go, 'cause let go we must.
And I will always be blessed by the sins we confessed.
So let it be said this was no ordinary love, no ordinary love, no ordinary love.
Let it be said this was no ordinary love.
Türkçe çeviri
Sıradan bir aşk değildi, sıradan bir aşk değildi.
Yemin ederim ömürde bir kez gelir.
Anlatılacak bir hikaye kalmamıştı, anlatılacak bir hikaye kalmamıştı.
Sanırım cankurtaran halatlarımız tükendi.
Ama tamamen unutamıyorum, kabullenmek o kadar zor ki elimizde hiçbir şey kalmıyor.
Bildiğimiz yüksekliklerden her zaman etkileneceğim.
Ama bırakmamız gerekiyorsa, bırakacak güveni bulacağım.
Ve itiraf ettiğimiz günahlarla her zaman kutsanacağım.
Yani diyelim ki bu sıradan bir aşk değildi, sıradan bir aşk değildi, sıradan bir aşk değildi.
Diyelim ki bu sıradan bir aşk değildi.
O günü görecek kadar yaşayacağımızı hiç düşünmemiştim, o günü görecek kadar yaşayacağımızı hiç düşünmemiştim.
Ama sonuçta kendi yollarımızı geliştirdik, değil mi?
Yollarımız artık ayrılmış olsa bile, kesiştikleri için sonsuza kadar değişecekler.
Her zaman içimde yaşayan bir parçan olacak.
Hiç unutmayacağım, kabullenmek o kadar zor ki, hiçbir şeyimiz kalmadı, kalmadı.
Bildiğimiz yüksekliklerden her zaman etkileneceğim.
Ama bırakmamız gerekiyorsa, bırakacak güveni bulacağım.
İtiraf ettiğimiz günahlarla her zaman kutsanacağım.
Yani bunun sıradan bir aşk olmadığını söyleyelim.
Yukarıdan indi, bizi kırdı, yeniledi.
Bizi hiç bilmediğimiz yükseklere çıkardı ve tekrar aşağıya indirdi.
İyi günde, kötü günde ama orada seninle olmanın nasıl bir his olduğunu asla unutmayacağım, orada seninle olmanın nasıl bir his olduğunu asla unutmayacağım aşkım.
Bildiğimiz yüksekliklerden her zaman etkileneceğim.
Ama bırakacak güveni bulacağım çünkü bırakmalıyız.
Ve itiraf ettiğimiz günahlarla her zaman kutsanacağım.
Yani diyelim ki bu sıradan bir aşk değildi, sıradan bir aşk değildi, sıradan bir aşk değildi.
Diyelim ki bu sıradan bir aşk değildi.