Açıklama
Yapımcı: Jay Joyce
Sözler ve çeviri
Orijinal
Yeah, said I came from midnight just to sing my song
So come on (come on)
Girl, my magic is sweet and the spell last long
I said so long (so long)
I've been walkin' over thorns and it's rainin' frog
Huh, right on, said right on (right on)
I've been out beyond the valley of the dawn
Don't get me wrong (no, don't get it wrong)
My pedigree and debauchery is my claim to fame (ooh-hoo)
This profane prophecy has got me in it sweet embrace
So I sing my lovesick blues, sip my sour grapes (ooh-hoo)
Hopin' that someday soon I'll get to see your pretty face, uh
That's alright
Well, I slept all night in a hollow log, ooh (ooh-hoo)
I took the meat out the mouth of a rabid dog, rawf
(Who's that?)
I took one but I needed two more (two more, three more)
Yeah, I eat casino breakfast off the kitchen floor
Yeah, want some more? (For sure)
My pedigree and debauchery is my claim to fame (ooh-hoo)
This profane prophecy has got me in it sweet embrace
So I sing my lovesick blues and sip my sour grapes (ooh-hoo)
Hopin' someday soon I'll get to see your pretty face, yeah
Oh, I say lawdy, lawdy, lawdy, girl, what's got into you?
Oh, yeah, said, is this the French Revolution or do you just got the blues?
My pedigree and debauchery is my claim to fame (ooh-hoo)
This profane prophecy has got me in it sweet embrace
So I sing my lovesick blues and sip my sour grapes (ooh-hoo)
Hopin' that someday soon I'll get to see your pretty face
So pretty, oh, but not pretty, listen
Pound of feathers or a pound of lead
Pound of feathers or a pound of lead
Pound of feathers or a pound of lead
Pound of feathers or a pound of lead
Pound of feathers or a pound of lead
Pound of feathers or a pound of lead
Türkçe çeviri
Evet, gece yarısından sırf şarkımı söylemek için geldiğimi söyledim
O halde hadi (hadi)
Kızım, benim sihrim çok tatlı ve büyü uzun sürüyor
Çok uzun dedim (çok uzun)
Dikenlerin üzerinde yürüyordum ve kurbağa yağmuru yağıyordu
Hah, hemen dedi, hemen dedi (hemen)
Şafak vadisinin ötesindeydim
Beni yanlış anlamayın (hayır, yanlış anlamayın)
Soyağacım ve sefahatim şöhret iddiamdır (ooh-hoo)
Bu saygısız kehanet beni tatlı bir kucaklamaya soktu
Bu yüzden aşk hastası blues'larımı söylüyorum, ekşi üzümlerimi yudumluyorum (ooh-hoo)
Umarım yakın zamanda bir gün senin güzel yüzünü görebilirim
sorun değil
Bütün gece içi boş bir kütükte uyudum, ooh (ooh-hoo)
Eti kuduz köpeğin ağzından çıkardım rawf
(Kim o?)
Bir tane aldım ama iki taneye daha ihtiyacım vardı (iki tane daha, üç tane daha)
Evet, kumarhane kahvaltısını mutfakta yerim
Evet, biraz daha ister misin? (Elbette)
Soyağacım ve sefahatim şöhret iddiamdır (ooh-hoo)
Bu saygısız kehanet beni tatlı bir kucaklamaya soktu
Bu yüzden aşk hastası blues'larımı söylüyorum ve ekşi üzümlerimi yudumluyorum (ooh-hoo)
Umarım yakında bir gün senin güzel yüzünü görebilirim, evet
Oh, diyorum ki avukat, avukat, avukat, kızım, sana ne oluyor?
Ah, evet, dedim ki, bu Fransız Devrimi mi, yoksa sadece hüzne mi kapıldın?
Soyağacım ve sefahatim şöhret iddiamdır (ooh-hoo)
Bu saygısız kehanet beni tatlı bir kucaklamaya soktu
Bu yüzden aşk hastası blues'larımı söylüyorum ve ekşi üzümlerimi yudumluyorum (ooh-hoo)
Umarım bir gün yakında senin güzel yüzünü görebilirim
Çok güzel, ah, ama hoş değil, dinle
Bir kilo tüy ya da bir kilo kurşun
Bir kilo tüy ya da bir kilo kurşun
Bir kilo tüy ya da bir kilo kurşun
Bir kilo tüy ya da bir kilo kurşun
Bir kilo tüy ya da bir kilo kurşun
Bir kilo tüy ya da bir kilo kurşun