Açıklama
Yapımcı: Tote
Sözler ve çeviri
Orijinal
Si tu espejo hablara, te diría esto: Esa cara de ternura sé que esconde una atrevida. Solo quiero dedicarte lo que me queda de vida, ¡qué lindo! ¡Qué lindo!
Jum, quiero darte altas noches y decirte buenos días.
¿Cómo hago pa' que entiendas que vos me alegras la vida? ¡Qué lindo!
Te ves tan linda arreglada o con la almohada pegada, un domingo a la mañana, un sábado por la noche coleccionando miradas, bailando un toque entonada. Vos sos la piba soñada.
Qué dolor no ser tu hombre, duele como puñaladas. Ah, ah. El Auta.
Ah, -ah. Tu amigo el artista. -Ah, ah.
Pero más me duele que tú no veas lo bonita que eres, que a veces no te quedes.
Si fuera por mí, te dedico mil atardeceres solo para que te quedes un ratito más.
Que algo se apaga cuando tú te vas, cuando no estás aquí.
Siento que te necesito, eres mi lugar -favorito.
-Pa' qué bajarte la luna si verte a ti para mí es igual, pero tú no lo ves. Oh, yo.
Mi enfermedad y mi curo, me gustas tanto que me haces mal, pero tú no -lo ves.
-Te ves tan linda arreglada o con la almohada pegado, un domingo a la mañana, un sábado por la -noche- -Coleccionando mirados.
Bailando un toque entonada, eres mi chica soñada.
Qué dolor no ser tu -hombre, duele como puñalada.
-Oh, oh.
Con el Toti. Oh, oh.
Esa cara de ternura sé que esconde una atrevida.
Solo quiero dedicarte lo que me queda de vida, ¡qué lindo!
¡Qué lindo!
Türkçe çeviri
Aynanız konuşabilseydi size şunu söylerdi: Tanıdığım o şefkatli yüz, cüretkâr bir yüzü gizliyor. Hayatımın geri kalanını sana adamak istiyorum, ne güzel! Ne güzel!
Jum, sana iyi geceler demek ve günaydın demek istiyorum.
Hayatımı mutlu ettiğini anlamanı nasıl sağlarım? Ne güzel!
Bir Pazar sabahı, bir Cumartesi gecesi, giyinik bir halde ya da yastığınız birbirine yapışık haldeyken, bakışları toplayarak, ahenkli bir şekilde dans ederek çok güzel görünüyorsunuz. Sen rüyaların kızısın.
Erkeğin olamamak ne acı, bıçak gibi acıtıyor. Ah, ah. Auta
Ah, -ah. Arkadaşınız sanatçı. -Ah, ah.
Ama ne kadar güzel olduğunu görememen, bazen kalmaman beni daha çok üzüyor.
Bana kalsaydı, biraz daha kalabilmen için binlerce gün batımını sana adardım.
Sen gittiğinde, sen burada olmadığında bir şeyler patlıyor.
Sana ihtiyacım varmış gibi hissediyorum, sen benim en sevdiğim yersin.
-Seni görmek benim için aynıysa ama sen görmüyorsan neden ayı indiriyorsun? Ah, ben.
Hastalığım ve tedavim, seni o kadar seviyorum ki beni hasta ediyorsun, ama yapmıyorsun, görüyorsun.
-Bir Pazar sabahı, bir Cumartesi gecesi, giyinmişken veya üzerinize yastık yapıştırılmış haldeyken çok güzel görünüyorsunuz- -Bakışlar toplanıyor.
Uyumlu bir dokunuşla dans ediyorsun, sen benim hayallerimin kızısın.
Senin erkeğin olamamak ne acı, bıçak gibi acıtıyor.
-Uh-oh.
Toti'yle birlikte. Ah-ah.
O şefkatli yüzün cesur bir yüzü gizlediğini biliyorum.
Hayatımın geri kalanını sana adamak istiyorum, ne güzel!
Ne güzel!