Açıklama
Ana Sanatçı: Keenan Te
Yapımcı: Rory Noble
Yapımcı: Keenan Te
Besteci: Keenan Te
Besteci Söz Yazarı: Josh McClelland
Sözler ve çeviri
Orijinal
Deleted all the pictures from my phone.
Voices in my head say, "I told you so. "
I'm jealous of the cigarette you hold.
Wonder what we have go up in smoke?
'Cause you are probably moving on, while I'm already gone.
I wish I could hate you.
I wish I could blame somebody else for the pain that you left inside this room.
You broke me like a promise, and if I'm being honest with myself, I let my hopes get a little higher than they should.
You're still in my bones, and I'm still no good at letting go.
Erasing any trace of you and I.
Tell myself that I don't care and believe the lies.
I'm hardening the heart you left behind.
Becoming somebody I hardly recognize.
You are probably so far gone, while
I'm barely holding on.
I wish I could hate you.
I wish I could blame somebody else for the pain that you left inside this room.
You broke me like a promise, and if I'm being honest with myself, I let my hopes get a little higher than they should.
You're still in my bones, and I'm still no good at letting go.
Sleeping on my side of the bed, I can't bring myself to the middle.
I don't wanna touch the space you left or lay my head on your pillow. 'Cause I can't admit you're really gone.
I don't wanna feel the heart you broke, so I dance with the ghost of what it was.
You're still in my bones, and I'm still no good at letting go.
Türkçe çeviri
Telefonumdaki tüm fotoğrafları sildim.
Kafamdaki sesler "Sana söylemiştim" diyor.
Tuttuğun sigarayı kıskanıyorum.
Neyin dumana karıştığını merak mı ediyorsunuz?
Çünkü muhtemelen ben çoktan gitmişken sen yoluna devam ediyorsun.
Keşke senden nefret edebilseydim.
Keşke bu odada bıraktığın acı için başkasını suçlayabilseydim.
Beni bir söz gibi kırdın ve kendime karşı dürüst olursam umutlarımın olması gerekenden biraz daha fazla yükselmesine izin verdim.
Hala kemiklerimin içindesin ve hâlâ bırakma konusunda pek iyi değilim.
Senin ve benim izlerimizi silmek.
Kendime umursamadığımı söyle ve yalanlara inan.
Arkanda bıraktığın kalbi sertleştiriyorum.
Neredeyse tanımadığım biri haline gelmek.
Muhtemelen çok uzaktasın, bu arada
Zar zor dayanıyorum.
Keşke senden nefret edebilseydim.
Keşke bu odada bıraktığın acı için başkasını suçlayabilseydim.
Beni bir söz gibi kırdın ve kendime karşı dürüst olursam umutlarımın olması gerekenden biraz daha fazla yükselmesine izin verdim.
Hala kemiklerimin içindesin ve hâlâ bırakma konusunda pek iyi değilim.
Yatağın kendi tarafımda uyuduğum için kendimi ortaya getiremiyorum.
Bıraktığın boşluğa dokunmak ya da başımı yastığına koymak istemiyorum. Çünkü gerçekten gittiğini kabul edemem.
Kırdığın kalbi hissetmek istemiyorum bu yüzden onun hayaletiyle dans ediyorum.
Hala kemiklerimin içindesin ve hâlâ bırakma konusunda pek iyi değilim.