Şunun daha fazla şarkısı: Lucy Dacus
Açıklama
Sonsuza Kadar Bir Duygudur: Arşivler
Vokalist, Yapımcı, Besteci Söz Yazarı: Lucy Dacus
Mühendis: Andrew Lappin
Mühendis: Collin Pastore
Karıştırma Mühendisi: Lars Stalfors
Ek Karıştırma Mühendisi: Hamish Patrick
Usta Mühendis: Ruairi O'Flaherty
Sözler ve çeviri
Orijinal
The sky is gray, the trees are pink
It's almost spring and I can't wait and I can't think
The sidewalk's paved with petals like a wedding aisle
I wonder how long it would take to walk eight hundred miles
To say I do, I did, I will, I would
I'm not sorry, not certain, not perfect, not good
But I love you, and every day
That I knew and didn't say
Is lost time
Now I'm knocking down your door
'Cause I'm trying to make up for Lost time
Wish you were here
Wish I was there
I wish that we could have a place that we could share
Not only stolen moments in abandoned halls
Quiet touch in elevators and bathroom stalls
But I will, I would, I did, I do
For the thrill, for my health, for myself, for you
'Cause I love you, and every day
That I knew and didn't say
Is lost time
Now I'm knocking down your door
'Cause I'm trying to make up for
Lost time
Nothing lasts forever, but let's see how far we get
So when it comes my turn to lose you
I'll have made the most of it
Our formal attire on the floor
In a pile in the morning
I will fold it while you get ready for work
I hear you singing in the shower
It's the song I showed you years ago
It's nice to know you listen to it after all this time
I put your clothes on the dresser with your 60 day chip
And your broken gold chain, your unpaid parking ticket
And the photo that you framed from when you were a kid
To remember where you came from as if you could forget
And your hand me down pickup, hula girl on the dash
Tape on the bumper, more than one crash
It's always an accident and it always could be worse
Scars healing over, the memory hurts
And I trace them with my finger, touch them with my mouth
And the lines around your eyes, the furrow in your brow
Your face is a language, I'm fluent by now
You can tell me the whole story without saying it out loud
I notice everything about you, I can't help it
It's not a choice, it's been this way since we met
'Cause I love you, and every day
That I knew and didn't say
Is a crying shame
It's a crime
A waste of space
Lost time
Türkçe çeviri
Gökyüzü gri, ağaçlar pembe
Neredeyse bahar geliyor ve sabırsızlanıyorum ve düşünemiyorum
Kaldırım bir düğün koridoru gibi yapraklarla kaplı
Sekiz yüz mil yürümenin ne kadar süreceğini merak ediyorum
Yapacağımı söylemek için yaptım, yapacağım, yapardım
Üzgün değilim, emin değilim, mükemmel değilim, iyi değilim
Ama seni seviyorum ve her gün
Bildiğim ve söylemediğim
Kayıp zaman mı
Şimdi senin kapını çalıyorum
Çünkü kaybettiğim zamanı telafi etmeye çalışıyorum
Keşke burada olsaydın
Keşke orada olsaydım
Keşke paylaşabileceğimiz bir yerimiz olsa
Sadece terk edilmiş salonlarda çalınan anlar değil
Asansörlerde ve banyo kabinlerinde sessiz dokunuş
Ama yapacağım, yapacağım, yaptım, yapacağım
Heyecan için, sağlığım için, kendim için, senin için
Çünkü seni seviyorum ve her gün
Bildiğim ve söylemediğim
Kayıp zaman mı
Şimdi senin kapını çalıyorum
Çünkü telafi etmeye çalışıyorum
Kayıp zaman
Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez ama bakalım ne kadar ilerleyeceğiz
Yani seni kaybetme sırası bana geldiğinde
Bundan en iyi şekilde yararlanmış olacağım
Resmi kıyafetlerimiz yerde
Sabah bir yığın halinde
Sen işe hazırlanırken ben onu katlayacağım
Duşta şarkı söylediğini duyuyorum
Bu sana yıllar önce gösterdiğim şarkı
Bu kadar zaman sonra bunu dinlediğini bilmek güzel
60 günlük çipinle kıyafetlerini şifonyere koyuyorum
Ve kırık altın zincirin, ödenmemiş park cezan
Ve çocukken çerçevelediğin fotoğraf
Nereden geldiğini sanki unutabilecekmiş gibi hatırlamak
Ve sen beni aşağı indir, hula kızı ön panelde
Tampondaki bant, birden fazla çarpışma
Bu her zaman bir kazadır ve her zaman daha kötü olabilir
Yaralar iyileşiyor, anılar acıyor
Ve onları parmağımla takip ediyorum, onlara ağzımla dokunuyorum
Ve gözlerinin etrafındaki çizgiler, kaşlarındaki kırışıklık
Yüzün bir dil, artık akıcıyım
Bana tüm hikayeyi yüksek sesle söylemeden anlatabilirsin
Seninle ilgili her şeyi fark ediyorum, engel olamıyorum
Bu bir seçim değil, tanıştığımızdan beri bu böyle
Çünkü seni seviyorum ve her gün
Bildiğim ve söylemediğim
Ağlamak utanç verici
Bu bir suç
Yer kaybı
Kayıp zaman