Şunun daha fazla şarkısı: ZUCO OMG
Açıklama
Yapımcı: Tineta
Sözler ve çeviri
Orijinal
No veo el final del océano. De pronto de eso se trata.
Me demoré buscándolo y siempre estuvo en mi casa. No veo el final del océano.
De pronto de eso se trata.
Me demoré buscándolo y como mamá dijo siempre estuvo en casa.
Y como mamá dijo no es tan grave lo que pasa.
En este rally yo soy la competencia, vivo estresado y ni sé dónde llegar.
De la plata no sé cuál será la ciencia, todos desesperados por ver quién tiene más.
Yo ahorro en consejos pa' no pensar qué hubiera sido ya después de viejos.
El tiempo es así, nos mantiene lejos, pero nunca me he sentido solo en mitad del desierto. No veo el final del océano.
De pronto de eso se trata.
Me demoré buscándolo y siempre estuvo en mi casa. No veo el final del océano.
De pronto de eso se trata.
Me demoré buscándolo y como mamá dijo siempre estuvo en casa.
Y como mamá dijo no es tan grave lo que pasa.
Mmm no, no es tan grave lo que pasa. No, no, yeah, mmm no.
Tal vez el secreto es disfrutar de la aventura, pausar el tiempo, ver pa' dentro para encontrarse.
Extenderle bien la mano al que lo necesite y en ese abrazo ajeno también rescatarse.
Siempre estuvo cerca, tan cerca de mí. Cerca tanto que no me busqué en casa.
No me imaginaba antes de salir que mi lugar está donde dijo mamá.
Siempre estuvo cerca, tan cerca de mí. Cerca tanto que no me busqué en casa.
No me imaginaba antes de salir que mi lugar está donde dijo mamá.
No veo el final del océano. De pronto de eso se trata.
Me demoré buscándolo y siempre estuvo en mi casa. No veo el final del océano.
De pronto de eso se trata.
Me demoré buscándolo y como mamá dijo siempre estuvo en casa.
Estuvo en casa, estuvo en casa.
Da-da-ra. Da-da-ra.
Türkçe çeviri
I don't see the end of the ocean. Suddenly that's what it's about.
Onu aramak için çok zaman harcadım ve her zaman evimdeydi. I don't see the end of the ocean.
Suddenly that's what it's about.
Onu aramak için çok zaman harcadım ve annemin dediği gibi o her zaman evdeydi.
Ve annemin dediği gibi, olanlar o kadar da ciddi değil.
Bu rallide yarışmacı benim, stres yaşıyorum ve nereye gideceğimi bile bilmiyorum.
Parayla ilgili bilimin ne olduğunu bilmiyorum, herkes kimin en çok paraya sahip olduğunu görmek için can atıyor.
Yaşlandığımda nasıl olacağımı düşünmemek için tavsiyelerden tasarruf ediyorum.
Zaman öyledir, bizi uzaklaştırır ama ben hiçbir zaman çölün ortasında yalnız hissetmedim. I don't see the end of the ocean.
Suddenly that's what it's about.
Onu aramak için çok zaman harcadım ve her zaman evimdeydi. I don't see the end of the ocean.
Suddenly that's what it's about.
Onu aramak için çok zaman harcadım ve annemin dediği gibi o her zaman evdeydi.
Ve annemin dediği gibi, olanlar o kadar da ciddi değil.
Mmm hayır, olan şey o kadar ciddi değil. No, no, yeah, mmm no.
Belki de işin sırrı maceranın tadını çıkarmak, zamanı duraklatmak, kendinizi bulmak için içeriye bakmaktır.
İhtiyacı olana elinizi uzatın ve başkalarının o kucaklaşmasında kendinizi de kurtarın.
O her zaman yakınımdaydı, çok yakınımdaydı. O kadar yaklaştım ki evde kendimi aramadım.
Ayrılmadan önce evimin annemin söylediği yer olduğunu düşünmemiştim.
O her zaman yakınımdaydı, çok yakınımdaydı. O kadar yaklaştım ki evde kendimi aramadım.
Ayrılmadan önce evimin annemin söylediği yer olduğunu düşünmemiştim.
Okyanusun sonunu görmüyorum. Aniden mesele bununla ilgili.
Onu aramak için çok zaman harcadım ve her zaman evimdeydi. Okyanusun sonunu görmüyorum.
Aniden mesele bununla ilgili.
Onu aramak için çok zaman harcadım ve annemin dediği gibi o her zaman evdeydi.
Evdeydi, evdeydi.
Da-da-ra. Da-da-ra.