Şunun daha fazla şarkısı: Zinée
Şunun daha fazla şarkısı: Chilly Gonzales
Açıklama
Yapımcı: Chilly Gonzales
Usta Mühendis: Louis Recasens
Karıştırma Mühendisi: Epektase
Grafik Sanatçısı: Younes Bouherrour
Besteci: Chilly Gonzales
Besteci: Empty7
Şarkı Sözü Yazarı: Empty7
Şarkı Sözü Yazarı: Lisa Dellus
Sözler ve çeviri
Orijinal
Toujours pas d'latence. Confonds pas l'taff et la chance. On peut rien prédire à l'avance.
J'ère pas c'qui s'passe à la réception.
Ils s'demandent j'suis passée par quel biais. Ça m'apprendra à m'méfier.
On est tous obligés d's'raréfier pour éviter d'nouvelles déceptions.
J'ai grandi sans père, j'suis même pas sûre qu'ils comprennent.
J'ai pas l'droit d'ma maison.
J'suis grave en pétarance. Crête plus jamais sur tendance.
T'aimes en vrai j'ai -grave l'démon.
-Amo, tu nun dimenticarti di chi sei, eh.
Tu sei Zinè, tu sei a casa dappertutto.
Devi fargli vedere chi sei a sti bastardi di merda.
E nun dimenticare, sempre a fanculo a tutti li infami, tutti.
On parle affaires, j'la juge, négocie.
J'ai pas grand-chose à faire, j'm'attends. Il a fallu que déjoue l'pronostic.
Ils sauront jamais l'effort qu'ça demande.
Plus grand-chose à perdre, on est partis au fond, on s'en est sortis presque intacts.
Tu veux l'eau vraie, toi, tu perds la mémoire. T'inquiète pas, moi, j'ai gardé l'ongle.
J'entends c'qu'ils disent, je n'ai aucun mérite. Je ne suis que le reste de la table.
T'as dégueulé à la famine, nous aussi, on n'est bons qu'à éponger.
Plus grand-chose à perdre, on est partis au fond. Plus grand-chose à perdre, on est partis au fond.
Tu veux l'eau vraie, toi, tu perds la mémoire. Gardé l'ongle.
J'entends c'qu'ils disent, je n'ai aucun mérite. J'entends c'qu'ils disent, je n'ai aucun mérite.
T'as dégueulé à la famine, nous aussi, on n'est bons qu'à éponger.
Türkçe çeviri
Hala gecikme yok. İşi şansla karıştırmayın. Hiçbir şeyi önceden tahmin edemeyiz.
Resepsiyonda neler olduğunu bilmiyorum.
Oraya nasıl geldiğimi merak ediyorlar. Bu bana dikkatli olmayı öğretecek.
Daha fazla hayal kırıklığı yaşamamak için hepimiz daha kıt olmaya mecburuz.
Ben babasız büyüdüm, anladıklarından bile emin değilim.
Benim evime hakkım yok.
Petarance konusunda ciddiyim. Crest bir daha asla trendde olmayacak.
Seni gerçekten seviyorum, şeytan için üzgünüm.
-Amo, senin için önemli bir şey yok, eh.
Sen Zinè'sin, dappertutto evindesin.
Devi fargli vedere chi sei a sti bastardi di merda.
Bir başka deyişle, bir tutku li infami, tutti.
İş hakkında konuşuyoruz, yargılıyorum, pazarlık yapıyoruz.
Yapacak pek bir şeyim yok sanırım. Prognozun engellenmesi gerekiyordu.
Ne kadar çaba gerektirdiğini asla bilemeyecekler.
Kaybedecek fazla bir şeyimiz kalmadı, dibe gittik, neredeyse sağlam çıktık.
Gerçek su istersen hafızanı kaybedersin. Merak etme, çiviyi sakladım.
Ne dediklerini duyuyorum, hiçbir değerim yok. Ben sadece masanın geri kalanıyım.
Açlık gibi kustun, biz de, sadece paspaslamakla yetiniyoruz.
Kaybedecek pek bir şeyimiz kalmadı, dibe gittik. Kaybedecek pek bir şeyimiz kalmadı, dibe gittik.
Gerçek su istersen hafızanı kaybedersin. Çiviyi tuttum.
Ne dediklerini duyuyorum, hiçbir değerim yok. Ne dediklerini duyuyorum, hiçbir değerim yok.
Açlık gibi kustun, biz de, sadece paspaslamakla yetiniyoruz.