Açıklama
Yapımcı: Nick Ribbens
Besteci: Luna Morgenstern
Besteci: Emily Perlman
Besteci: Nick Ribbens
Şarkı Sözü Yazarı: Luna Morgenstern
Şarkı Sözü Yazarı: Emily Perlman
Şarkı Sözü Yazarı: Nick Ribbens
Sözler ve çeviri
Orijinal
Ninety-two,
I come for you. They say my grapes got sour, but I call it juice.
Ninety-two, like a tribal tattoo.
They say that I've expired, but I call it Chateau Brut.
Mm.
Mm. Mm. They wanna get a taste.
Mm. Mm. Mm. They wanna try the paste. Mm. Mm. Mm. Mm. Finger-lickin' good.
Mm. Mm. Mm. Mm. Let's pop. Don't miss the filler in my face.
Pillowed up, lay up on me. Sittin' perky, body timeless, run it like Botticelli.
Primavera, organza, take a sip of Madonna.
Body bloomin' with my mood, this contact list, no one's watchin'. No baroques on the meter 'cause the gas is a go.
Med diet, feed me grapes, laid up by the Chateau. Love these wrinkles in my face.
My pretty babes got cute crows. This a fine investment. Wait, wait, I'll watch while you grow.
This a fine investment. Wait, wait, I'll watch while you grow.
Ninety-two.
Ooh, baby.
Ninety-two. It's called grapes.
Ninety-two.
Ooh, baby.
Ninety-two,
I come for you. They say my grapes got sour, but I call it juice.
Ninety-two, like a tribal tattoo.
They say that I've expired, but I call it Chateau Brut. Mm.
Mm. Mm. They wanna get a taste.
Mm.
Mm. Mm. They wanna try the paste.
Mm. Mm. Mm. Mm. Finger-lickin' good.
Mm. Mm. Mm. Mm.
Let's pop. They say my grapes got sour, but I call it juice.
They say my grapes got sour, but I call it juice. They say my grapes got sour, but I call it juice.
They say that I've expired, but I call it Chateau
Brut.
Ninety-two.
Ninety-two.
Türkçe çeviri
Doksan iki,
Senin için geliyorum. Üzüm ekşidi diyorlar ama ben buna meyve suyu diyorum.
Doksan iki, kabile dövmesi gibi.
Son kullanma tarihimin dolduğunu söylüyorlar ama ben ona Chateau Brut diyorum.
Aa.
Aa. Aa. Tadına bakmak istiyorlar.
Aa. Aa. Aa. Macunu denemek istiyorlar. Aa. Aa. Aa. Aa. Parmak yalaması güzel.
Aa. Aa. Aa. Aa. Haydi patlatalım. Yüzümdeki dolguyu kaçırmayın.
Yastıkla, üzerime yat. Neşeli oturun, zamanın ötesinde bir vücut, Botticelli gibi koşun.
Primavera, organze, Madonna'dan bir yudum al.
Bedenim ruh halimle çiçek açıyor, bu kişi listesi, kimse izlemiyor. Sayaçta barok yok çünkü gaz çalışıyor.
İlaç diyeti, beni Chateau'nun hazırladığı üzümlerle besle. Yüzümdeki bu kırışıklıkları seviyorum.
Güzel bebeklerimin sevimli kargaları var. Bu iyi bir yatırım. Bekle, bekle, sen büyürken ben izleyeceğim.
Bu iyi bir yatırım. Bekle, bekle, sen büyürken ben izleyeceğim.
Doksan iki.
Ah, bebeğim.
Doksan iki. Buna üzüm denir.
Doksan iki.
Ah, bebeğim.
Doksan iki,
Senin için geliyorum. Üzüm ekşidi diyorlar ama ben buna meyve suyu diyorum.
Doksan iki, kabile dövmesi gibi.
Son kullanma tarihimin dolduğunu söylüyorlar ama ben ona Chateau Brut diyorum. Aa.
Aa. Aa. Tadına bakmak istiyorlar.
Aa.
Aa. Aa. Macunu denemek istiyorlar.
Aa. Aa. Aa. Aa. Parmak yalaması güzel.
Aa. Aa. Aa. Aa.
Haydi patlatalım. Üzüm ekşidi diyorlar ama ben buna meyve suyu diyorum.
Üzüm ekşidi diyorlar ama ben buna meyve suyu diyorum. Üzüm ekşidi diyorlar ama ben buna meyve suyu diyorum.
Son kullanma tarihimin dolduğunu söylüyorlar ama ben ona Chateau diyorum
Brut.
Doksan iki.
Doksan iki.