Şunun daha fazla şarkısı: Teoman
Açıklama
Yapımcı: Teoman
Karıştırma Mühendisi: Mehmet Cem Ünal
Kayıt Mühendisi: Mehmet Cem Ünal
Fotoğrafçı: Muhsin Akgün
Yapım Koordinatörü: Orkun Tunç
Yapım Koordinatörü: Funda Sanlıman
Besteci: Erik Satie
Söz Yazarı: Fazlı Teoman Yakupoğlu
Aranjör: Safa Handem
Sözler ve çeviri
Orijinal
Katlanmak için hayata ve yaşadığımız çağa hezeyanlı şarkılar dinlerim ben demişti.
Onları dinlemiştik.
Otelin otuz ikinci katının balkonundan aşağı bakmıştık.
İntiharı romantize etmiştik.
Tanıştığımıza sevindim demişti. Tipim değilsin aslında ama kibar birisin.
O hoşuma gitti.
Minibarı bitirdik. Bir sürü sigara içtik.
Devreye girmiş yangın alarmı. Adamın biri geldi. Dedik: "Neyse cezası yarın öderiz. "
Kız: "Hadi gel. " dedi.
"Oda servisini suistimal edelim biraz da.
" "Tamam. " dedim.
Gece üçte viskiyle lazanya söyledik.
İçtik, yedik.
Beğenmedi. Dedi ki: "Parmesanı az, fesleğeni fazla bunun.
" "Böyle devam edelim ama sevişmeyelim. " dedi. "Olur. " dedim.
"Benim için fark etmez.
" "Bir sürü hayalim vardı. " dedi. "Ama bende iş yok.
Belki olurlardı, belki de olmazlardı. Ama böyle de hiç olmaz diye düşünmezdim.
Gençtim ve düşüp duruyordum aşk tuzağına. Sadakatimi satıyordum bazen. Alan yoktu.
Vurmasaydım kendimi erkeklere ya da bir gün alışverişe, bir gün grup sekse belki gerçek olurdu o zaman. O zaman zaten olmasaydı da olurdu. "
Çenem açıldı.
"Benim de. " dedim.
"Delikler olmasaydı ruhumda anlardım belki o zaman. "
İnsanlar neye ne der, ne düşünür, neyi sever bilmezdim belki ama neyin var değeri bilirdim.
Seyretmeseydim bu kadar yakından her şeyi, kendimi o zaman anlardım belki.
Kanın pompalanmasını, damarlarını, kapakçıkları hissederdim.
Şeytan doldurmasaydı içimi kullanışsız bir et parçasından hallice olurdum o zaman.
Belki.
Belki ürperirdim bir yağmurun sabahına. Dudaklarım buruşurdu. Ait olurdum bir yere.
Bir parça olurdu elimde hayattan.
Bir şeyi severdim belki.
Ama atışını bile duymuyor kalbimin kendisi.
Ve bir bakıyorum dere taşmış.
Eğer her şey farklı olsaydı yemek değil, gölge arayan bir köpek olurdum.
En azından böyle hiç olmaz diye düşünmezdim.
O zaman kırmızı reçeteler, hastane koğuşları da olmazdı belki.
Şimdi vardığım yerde sefalet var.
Anlıyorum.
Hayat başka yerde.
"Sus. " dedi. "Amma konuştun. Kararttın içimi.
Seviş benimle. " dedi.
Duş alışının seslerine uyandım.
Çıktı. "Kahve içelim mi? " dedim.
"Boş ver. " dedi. Gitti.
Bir iki kere rastladım ona orada burada.
Dedim: "Bende kalmış kolyen, küpen filan.
" "Ara sıra bak onlara. " dedi. "Belki hatırlarsın beni. "
Hatırlıyorum onu bazen.
Viski ve lazanya.
Parmesanı az, fesleğeni fazla.