Şunun daha fazla şarkısı: VAE VISTIC
Açıklama
Yayınlanma tarihi: 2026-04-23
Sözler ve çeviri
Orijinal
Kiedyś przejdą chmury nade mną, jak przyjdzie zimny wiatr.
Szepnij sępom, co są nade mną, że to jeszcze nie czas.
Kiedyś przejdą chmury nade mną, jak przyjdzie zimny wiatr. Szepnij sępom, co są nade mną, że to jeszcze nie czas.
Na mojej drodze było paru katów. Moja głowa niesie deszcz tak jak nimbostratus.
Dla nich już nie mam słów ani żalu, ani kul, ani czarów. Wezmę nóż.
Zrobię to pomału.
To nie czas, żebym krzyczał ratuj. Teraz gonię siebie sam mieczem samuraju.
Siebie sam i przyjaciół paru. Bez nich u mego boku nic by nie miało smaku.
Siedem sług, ale to niedużo.
Siedzą na mnie, to sukces wróżą.
Stawiam mur. Teraz gonię z burzą. Ziomal pod ziemią przykryty różą.
Biały dym tańczy. Biały dym tańczy. Biały dym tańczy moim ludziom.
Niech moje oczy zmęczone od bolusów.
Kiedyś przejdą chmury nade mną, jak przyjdzie zimny wiatr.
Szepnij sępom co są nade mną, że to jeszcze nie czas.
Braciszku, dzięki za pomoc. Nie chcę takiej na siłę.
Jedyna warta przysługa to ta, o którą nie prosiłem cię.
A dzieliłem lot na dwóch, na trzech, na czterech, na pięciu. Mam coś przy wejściu na wypadek, jakby przybyli w sześciu.
Na tyłach auta trochę sprzętu, żeby trochę pomóc szczęściu. Nie ma drugiego takiego stylu jak mój.
Nawet jak się kurwa złożą na pół. Niech dzwoni Bóg.
Czekam na jego wycenę, ale nigdy niech nie prosi, żebym walczył z przyjacielem. Bracie, bracie, bracie.
Dałem szansę, żebyś przyszedł się spłacić, a wybrałeś zdradę braci. Bracie, bracie, bracie.
Miałeś szansę, żebyś przyszedł się spłacić, a wybrałeś zdradę braci.
Kiedyś przejdą chmury nade mną, jak przyjdzie zimny wiatr.
Szepnij sępom co są nade mną, że to jeszcze nie czas.
Kiedyś przejdą chmury nade mną, jak przyjdzie zimny wiatr.
Szepnij sępom co są nade mną, że to jeszcze nie czas
Türkçe çeviri
Bir gün bulutlar üzerimden geçecek, soğuk bir rüzgâr çıkacak.
Üzerimdeki akbabalara henüz vaktinin gelmediğini fısıldayın.
Bir gün bulutlar üzerimden geçecek, soğuk bir rüzgâr çıkacak. Üzerimdeki akbabalara henüz vaktinin gelmediğini fısıldayın.
Yolumda birkaç cellat vardı. Başım nimbostratus gibi yağmur taşıyor.
Onlar için sözüm yok, pişmanlığım yok, koltuk değneği yok, büyü yok. Bıçağı alacağım.
Yavaş yavaş yapacağım.
Kurtarın diye bağırmanın zamanı değil. Şimdi bir samuray kılıcıyla kendimi kovalıyorum.
Ben ve birkaç arkadaşım. Onlar yanımda olmasa hiçbir şeyin değeri olmazdı.
Yedi hizmetçi ama bu fazla değil.
Üzerime oturuyorlar, başarıyı kastediyorlar.
Bir duvar inşa ediyorum. Şimdi bir fırtınanın peşindeyim. Yeraltındaki ev çocuğu bir gülle kaplı.
Beyaz duman dans ediyor. Beyaz duman dans ediyor. Beyaz duman halkımla dans ediyor.
Boluslardan gözlerim yorulsun.
Bir gün bulutlar üzerimden geçecek, soğuk bir rüzgâr çıkacak.
Üzerimdeki akbabalara henüz vaktinin gelmediğini fısıldayın.
Kardeşim, yardımın için teşekkürler. Zorlamak istemiyorum.
Yapmaya değer tek iyilik, senden istemediğim iyiliktir.
Ve uçuşu ikiye, üçe, dörde, beşe böldüm. Altı tanesinin gelmesi ihtimaline karşı girişte bir şeyim var.
Arabanın arkasında şansınıza biraz yardımcı olacak bazı ekipmanlar var. Benimki gibi başka bir tarz yok.
İkiye katlansalar bile. Tanrı çağırsın.
Teklifini bekliyorum ama asla benden bir arkadaşımla dövüşmemi isteme. Kardeşim, kardeşim, kardeşim.
Sana gelip borcunu ödemen için bir şans verdim ama sen kardeşlerine ihanet etmeyi seçtin. Kardeşim, kardeşim, kardeşim.
Gelip borcunu ödeme şansın vardı ama sen kardeşlerine ihanet etmeyi seçtin.
Bir gün bulutlar üzerimden geçecek, soğuk bir rüzgâr çıkacak.
Üzerimdeki akbabalara henüz vaktinin gelmediğini fısıldayın.
Bir gün bulutlar üzerimden geçecek, soğuk bir rüzgâr çıkacak.
Üzerimdeki akbabalara henüz vaktinin gelmediğini fısılda