Şunun daha fazla şarkısı: Chance Peña
Açıklama
Söz Yazarı, Yardımcı Sanatçı, Besteci, Kayıt Mühendisi, Yapımcı: Chance Peña
Yaylılar: Jonathan Kayes
Söz Yazarı, Besteci: Jeremy Fedryk
Besteci, Söz Yazarı: Hayden Robert Hubers
Kayıt Mühendisi, Yapımcı: Alaycı Sesler
Karıştırma Mühendisi: Ryan Hewitt
Usta Mühendis: John Greenham
Sözler ve çeviri
Orijinal
Evolve one-eighty till the tables turn. Let me be in my home. Let me have what
I've earned.
Can I partake in what I deserve?
Bookshelf-like walls of the universe. I don't know what is real, only know what
I've heard.
It's a pretense I have of this earth.
Sidestep, make way for the voyager.
He been looking around, trying to prove all his worth.
Spent a long time digging through the dirt.
Light speed, light years well ahead of us.
He knows something we don't, and that's what he prefers.
Couldn't handle the truth at its worst.
There's nothing real that he's running from.
Still he left what he loved 'cause he had to run.
And he tries not to think about it. Oh well, oh well.
It's at night when he comes undone.
'Cause everything reminds him that he's all alone.
And it's hard not to think about it. Oh well, oh well.
He fell from the light.
Spent a long time down in the depths of his mind.
Oh, hoping to find why.
He's caught in his way.
You can tell he's lost by the look in his eyes.
So sidestep, make way for the voyager.
He been looking around, trying to prove all his worth.
Spent a long time digging through the dirt.
Light speed, light years well ahead of us.
He knows something we don't, and that's what he prefers.
Couldn't handle the truth at its worst.
'Cause you'll find out you're more alive.
If you feel love, let longing out.
You'll find out there's more than time.
This is life, yeah.
Oh, yeah.
Evolve one-eighty till the tables turn.
Let me be in my home. Let me have what I've earned.
Can I partake in what I deserve?
Türkçe çeviri
Durumlar değişene kadar 180'e doğru ilerleyin. İzin ver evimde olayım. Bana ne ver
Kazandım.
Hak ettiğim şeye katılabilir miyim?
Evrenin kitaplık benzeri duvarları. Neyin gerçek olduğunu bilmiyorum, sadece ne olduğunu biliyorum
Duydum.
Bu dünyayla ilgili bir iddiam.
Yan çekil, yolcuya yol aç.
Etrafına bakıyor, değerini kanıtlamaya çalışıyordu.
Toprağı kazmak için uzun zaman harcadım.
Işık hızı, ışık yılları çok önümüzde.
Bizim bilmediğimiz bir şey biliyor ve bunu tercih ediyor.
Gerçeği en kötü haliyle kaldıramadım.
Kaçtığı gerçek hiçbir şey yok.
Yine de sevdiği şeyi bıraktı çünkü kaçmak zorundaydı.
Ve bunu düşünmemeye çalışıyor. Ah pekala, pekala.
İşi bittiğinde gece oluyor.
Çünkü her şey ona yapayalnız olduğunu hatırlatıyor.
Ve bunu düşünmemek çok zor. Ah pekala, pekala.
Işıktan düştü.
Uzun bir süre zihninin derinliklerinde geçirdi.
Ah, nedenini bulmayı umuyorum.
Yolunda yakalandı.
Gözlerindeki bakıştan kaybolduğunu anlayabilirsiniz.
O halde yana çekilin, yolcuya yol açın.
Etrafına bakıyor, değerini kanıtlamaya çalışıyordu.
Toprağı kazmak için uzun zaman harcadım.
Işık hızı, ışık yılları çok önümüzde.
Bizim bilmediğimiz bir şey biliyor ve bunu tercih ediyor.
Gerçeği en kötü haliyle kaldıramadım.
Çünkü daha canlı olduğunu anlayacaksın.
Sevgiyi hissediyorsan, özlemi bırak.
Zamanın ötesinde olduğunu anlayacaksınız.
Hayat bu, evet.
Ah evet.
Durumlar değişene kadar 180'e doğru ilerleyin.
İzin ver evimde olayım. Kazandıklarım bana olsun.
Hak ettiğim şeye katılabilir miyim?