Orijinal
Pins prick my skin, I lent my coat to you
Riches you’ll win from your fortune
Cities I’ve been seem so open
But I’ll stay here again, cause you want me to, only you
The dead and the dying leave no room for my decline
They send their troops in straight-backed lines to hold me up
My words are nothing more than some strange machination
Left by empty inclinations gone to dust
And would it cause you such pain
To bear my burden for a day or two
Could you
Would you want to?
Rope stretching thin, carry the cost of
Split between home and where I’m off to
And you heard my sins, but there’s no god who
Can leave me like this, I am my fault, its all on me
The dead and the dying leave no room for my decline
They send their troops in straight-backed lines to hold me up
My words are nothing more than some strange machination
Left by empty inclinations gone to dust
Carve this weight
Freeway lanes
Seem to trace around the creases of my ever-showing age
Broken wing
You’re dizzying
To a man like me who’s never seen a single sunny day
The dead and the dying have no use for barren vines
There’s no excuse to leave behind these brittle bones
Your sleeping mind is little more than failed tries
You steal my hope to dry your bloodshot eyes once more
And I’ll show myself out if it matters much to you
I know I’m on my way down soon enough to see
So turn your head too late before I’m even swept away
There’s nothing really left of me to keep
And would it cause you such pain
To bear my burden for a day or two
Could you
Would you want to?
Türkçe çeviri
İğneler derimi deliyor, sana ceketimi verdim
Servetinden kazanacağın zenginlikler
Gittiğim şehirler çok açık görünüyor
Ama yine burada kalacağım, çünkü sen istedin, sadece sen
Ölüler ve ölmekte olanlar düşüşüme yer bırakmaz
Beni ayakta tutmak için düz sıralar halinde askerlerini gönderirler
Sözlerim, toza karışmış boş eğilimlerden kalan tuhaf birer mekanizma
Ve bu sana büyük acı verir miydi
Bir iki gün yükümü taşımak
Yapabilir misin
İster misin?
İp inceliyor, bedelini taşıyor
Ev ve gideceğim yer arasında bölünmüş
Ve günahlarımı duydun, ama hiçbir tanrı yok ki
Beni böyle bırakabilsin, hatam benim, hepsi bende
Ölüler ve ölmekte olanlar düşüşüme yer bırakmaz
Beni ayakta tutmak için düz sıralar halinde askerlerini gönderirler
Sözlerim, toza karışmış boş eğilimlerden kalan tuhaf birer mekanizma
Bu ağırlığı kazı
Otoyol şeritleri
Hep yaşlanan yüzümdeki çizgileri izliyormuş gibi
Kırık kanat
Sersemletiyorsun
Bana, tek bir güneşli gün görmemiş bir adama
Ölüler ve ölmekte olanların verimsiz sarmaşıklara ihtiyacı yok
Bu kırılgan kemikleri geride bırakmak için hiçbir mazeret yok
Uyuyan zihnin, başarısız denemelerden başka bir şey değil
Gözlerindeki kızarıklığı tekrar kurutmak için umudumu çalıyorsun
Ve eğer senin için önemliyse, kendim dışarı çıkacağım
Yakında aşağı doğru gittiğimi görecek kadar erken biliyorum
Süpürülmeden bile önce çok geç dön başını
Gerçekten bende kalacak hiçbir şey yok
Ve bu sana büyük acı verir miydi
Bir iki gün yükümü taşımak
Yapabilir misin
İster misin?