Şunun daha fazla şarkısı: Bon Jovi
Şunun daha fazla şarkısı: Lainey Wilson
Açıklama
Parmaklarım biraz titriyor - sanki tellere değil de birinin ruhuna dokunuyormuş gibi. Sözler basit, notalar daha da basit, ama aralarında öyle bir sessizlik var ki, her şey duyuluyor: sıradan olmaktan korkmak, itirafta bulunmanın çekingenliği, alkış istemeyen bir hassasiyet. Buradaki sevgi bağırmaz ve talep etmez, sadece akorlar uyuşmadığında ve ses sizi yarı yolda bıraktığında yanınızda oturur. Sessizliğe gücenmeyen ve ilk notayı tekrar çalmaya çalıştığında gülümsüyen o kadın. Müzik, sabah ışığı gibi oldu - gösterişsiz, filtresiz, biraz da açıklığından utanmış. Sadece binlerce söylenmemiş söz yerine yazılmış bir şarkı.
Sözler ve çeviri
Orijinal
When these hands won't strum and I can't find the chords, and my voice don't wanna sing.
When my feet say dance but I can't find the floor, will you just laugh if you're with me?
Will your eyes catch mine then linger too long, will you still let me bring you tea?
When your mind starts to wander, can I come along?
Is there some place that you'd rather be?
I wrote you a song, almost afraid to sing it.
How could it ever be beautiful enough?
I can't give you the ocean or the sky so blue.
The wonders of the world, they don't compare to you. I did the only thing I know how to do.
I wrote you a song.
I wrote you a song.
If I brought you flowers in a couple of days, the petals would all fall away.
To give you forever, for worse or for better, something that won't ever fade.
I wrote you a song, now that it's done, it's simple what I wanna say.
This scribbled love letter, we wrote it together, I promise my heart's on the -page.
-I wrote you a song, almost afraid to sing it.
How could it ever be beautiful enough?
I can't give you the ocean or the sky so blue.
The wonders of the world, they don't compare to you. I did the only thing I know how to do.
I wrote you a song.
I wrote you a song.
I wrote you a song, now that it's done, it's simple what I wanna say.
I wrote you a song, almost afraid to sing it.
How could it ever be beautiful enough?
I can't give you the ocean or the sky so blue.
The wonders of the world, they don't compare to you. I did the only thing I know how to do.
I wrote you a song.
I wrote you a song.
I wrote you a song.
Türkçe çeviri
Bu eller tıngırdamadığında ve akorları bulamadığımda ve sesim şarkı söylemek istemediğinde.
Ayaklarım dans et deyip yeri bulamayınca, yanımda olursan sadece güler misin?
Gözlerin benimkilere takılıp çok uzun süre oyalanacak mı, yine de sana çay getirmeme izin verecek misin?
Aklın dağılmaya başladığında, ben de gelebilir miyim?
Olmayı tercih ettiğin bir yer var mı?
Sana bir şarkı yazdım, neredeyse söylemeye korkuyordum.
Nasıl yeterince güzel olabilir?
Sana okyanusu ya da gökyüzünü bu kadar mavi veremem.
Dünyanın harikaları seninle karşılaştırılamaz. Nasıl yapılacağını bildiğim tek şeyi yaptım.
Sana bir şarkı yazdım.
Sana bir şarkı yazdım.
Eğer sana birkaç gün içinde çiçek getirirsem yaprakların hepsi dökülür.
Sana sonsuza dek, iyi ya da kötü, hiçbir zaman solmayacak bir şey vermek.
Sana bir şarkı yazdım, artık bittiğine göre söylemek istediğim şey basit.
Bu karalanmış aşk mektubunu birlikte yazdık, söz veriyorum kalbim sayfada.
-Sana bir şarkı yazdım, neredeyse söylemeye korkuyordum.
Nasıl yeterince güzel olabilir?
Sana okyanusu ya da gökyüzünü bu kadar mavi veremem.
Dünyanın harikaları seninle karşılaştırılamaz. Nasıl yapılacağını bildiğim tek şeyi yaptım.
Sana bir şarkı yazdım.
Sana bir şarkı yazdım.
Sana bir şarkı yazdım, artık bittiğine göre söylemek istediğim şey basit.
Sana bir şarkı yazdım, neredeyse söylemeye korkuyordum.
Nasıl yeterince güzel olabilir?
Sana okyanusu ya da gökyüzünü bu kadar mavi veremem.
Dünyanın harikaları seninle karşılaştırılamaz. Nasıl yapılacağını bildiğim tek şeyi yaptım.
Sana bir şarkı yazdım.
Sana bir şarkı yazdım.
Sana bir şarkı yazdım.