Şunun daha fazla şarkısı: Jamey Johnson
Şunun daha fazla şarkısı: Riley Green
Sözler ve çeviri
Orijinal
She's mad, she's leaving. She's had enough of me, blah, blah, blah.
She's hot, she's steaming. She's packing up and she's gone, gone, gone.
Was that white cloud from her tailpipes or them Firestones kicking up dust?
Felt like a good time to kick back and fire one up.
Couldn't see which way she went or which way I went wrong.
Couldn't see why she left so early or why she stayed so long.
There was something burning my eyes and turning my head to stone.
I bet it would've hurt to watch her go.
It's a good thing I can't see through all this smoke.
This band, they keep playing these goodbye songs like la, la, la.
This fog, this haze got me turning my give-a-damn on and off.
Right now she ain't far away from that Alabama line.
But I'm just one puff away from a brand-new state of mind.
I couldn't see which way she went or which way I went wrong.
I couldn't see why she left so early or why she stayed so long.
There was something burning my eyes and turning my head to stone.
I bet it would've hurt to watch her go.
But it's a good thing I can't see through all this smoke.
There was something burning my eyes and turning my head to stone.
I bet it would've hurt to watch her go.
It's a good thing I can't see through all this smoke.
Türkçe çeviri
Kızdı, gidiyor. Benden bıktı, filan, falan, filan.
Ateşli, dumanı tüten. Toplanıyor ve gitti, gitti, gitti.
Egzoz borularından gelen beyaz bulut mu yoksa toz kaldıran Ateş Taşları mıydı?
Geri tepip birini ateşlemek için iyi bir zamanmış gibi hissettim.
Onun hangi yöne gittiğini ya da benim hangi yöne yanlış gittiğimi göremedim.
Neden bu kadar erken ayrıldığını veya neden bu kadar uzun süre kaldığını anlayamadım.
Bir şey gözlerimi yakıyor, başımı taşa çeviriyordu.
Eminim onun gidişini izlemek acı verirdi.
Bu kadar dumanın arasından göremediğim iyi bir şey.
Bu grup la, la, la gibi veda şarkılarını çalmaya devam ediyor.
Bu sis, bu pus, kahrolasılığımı açıp kapatmamı sağladı.
Şu anda Alabama hattından pek uzakta değil.
Ama yepyeni bir ruh haline sadece bir nefes kadar uzaktayım.
Onun hangi yöne gittiğini ya da benim hangi yöne yanlış gittiğimi göremedim.
Neden bu kadar erken ayrıldığını ya da neden bu kadar uzun süre kaldığını anlayamadım.
Bir şey gözlerimi yakıyor, başımı taşa çeviriyordu.
Eminim onun gidişini izlemek acı verirdi.
Ama bu kadar dumanın arasından göremiyor olmam iyi bir şey.
Bir şey gözlerimi yakıyor, başımı taşa çeviriyordu.
Eminim onun gidişini izlemek acı verirdi.
Bu kadar dumanın arasından göremediğim iyi bir şey.