Şunun daha fazla şarkısı: Enlly Blue
Açıklama
Yayınlanma tarihi: 2012-10-16
Sözler ve çeviri
Orijinal
I was walking straight, head held high.
Coffee in my hand, no reason to sigh. Then you walked in,
Lord, I froze!
Like a spark just danced up my nose.
You lit a fire -in my chest. -Oh yeah, she's blessed.
-Caught me slipping in my best. -Didn't see that guest!
You took me by surprise like thunder on a sunny day.
Turned my calm into a swing, now I just can't look away.
You hit me like a groove I didn't know I missed.
Now my world's been shaken, all because we kissed.
Oh, you took me by surprise, by surprise, by surprise.
My heart skipped a beat, then two, then four.
I walked in cool, now I'm dancing out the door.
The sidewalk humming, birds in tune, and my soul starts singing like a brass band swoon. What did you do to me, boy?
-She can't sit still. -Turned my plain life into joy.
-Ooh, that thrill!
-You took me by surprise like sugar in my morning tea. I didn't need no warning, now you're all I see.
Hit me like a rhythm that I can't resist.
Now my heart's got hands and it's clenching a fist.
Ooh, you took me by surprise.
-Surprise, surprise, surprise. -Surprise.
Didn't plan for love, didn't write it down.
But the beat found me, spun me around.
Now my heels don't touch the floor.
I don't want calm no more.
You took me by surprise like a song I never knew.
Played one note and I just flew.
Like a tambourine in a gospel line, your love shook me down, now I feel so fine.
-Oh, you took me by surprise. -Took her, shook her, now she's high!
-Surprise, surprise, that sweet surprise.
-Oh yeah, didn't see it coming, but I'm so glad it came.
Love like lightning, never the same.
Oh, you took me, took me by surprise. . .
Türkçe çeviri
Başım dik, düz yürüyordum.
Elimde kahve, iç çekmeme gerek yok. Sonra içeri girdin,
Tanrım, dondum!
Sanki bir kıvılcım burnumdan yukarı doğru dans etti.
Göğsümde bir ateş yaktın. -Ah evet, o çok şanslı.
-Beni elimden gelenin en iyisini yaparken yakaladım. -O konuğu görmedim!
Güneşli bir günde beni gök gürültüsü gibi şaşırttın.
Sakinliğimi salınım haline getirdim, artık bakışlarımı başka yere çeviremiyorum.
Kaçırdığımı bilmediğim bir oluk gibi vurdun bana.
Şimdi öpüştüğümüz için dünyam sarsıldı.
Ah, beni şaşırttın, şaşırttın, şaşırttın.
Kalbim bir kez atladı, sonra iki, sonra dört.
Sakince içeri girdim, şimdi kapının dışında dans ediyorum.
Kaldırım uğultu yapıyor, kuşlar akort ediyor ve ruhum bando baygınlığı gibi şarkı söylemeye başlıyor. Sen bana ne yaptın oğlum?
-Hala oturamıyor. -Sade hayatımı neşeye çevirdim.
-Ooh, bu heyecan!
-Sabah çayımdaki şeker gibi şaşırttın beni. Hiçbir uyarıya ihtiyacım yoktu, artık tek gördüğüm sensin.
Karşı koyamadığım bir ritim gibi vur bana.
Artık kalbimin elleri var ve yumruğunu sıkıyor.
Ah, beni şaşırttın.
-Sürpriz, sürpriz, sürpriz. -Sürpriz.
Aşkı planlamadım, yazmadım.
Ama ritim beni buldu ve döndürdü.
Artık topuklarım yere değmiyor.
Artık sakinleşmek istemiyorum.
Hiç bilmediğim bir şarkı gibi şaşırttın beni.
Bir nota çaldım ve uçtum.
Müjde dizesindeki bir tef gibi, aşkın beni sarstı, şimdi çok iyi hissediyorum.
-Oh, beni şaşırttın. -Onu aldım, salladım, şimdi kafası iyi!
-Sürpriz, sürpriz, o tatlı sürpriz.
-Ah evet, geldiğini görmedim ama geldiğine çok sevindim.
Şimşek gibi aşk, asla eskisi gibi değil.
Ah, beni aldın, şaşırttın. . .