Şunun daha fazla şarkısı: Marek Dyjak
Şunun daha fazla şarkısı: Kasia Moś
Açıklama
Yayınlanma tarihi: 2025-06-13
Sözler ve çeviri
Orijinal
Nie mów mi, że poetą dziś nie mogę być.
Nie mów nic.
Wiem to ja, tak samo jak i ty.
Nie mów, że naszej drogi nadszedł błogi kres.
Wstanie dzień.
Teraz śpij. Niech spadnie zimny deszcz.
Gdzieś w kałuży ulic, z gębą poszarpaną, zostawiłem wszystko w bramie odrapanej.
W szkle rozbitych marzeń, wstydu oraz winy, majaczą wspomnienia, wiszą czarne liny. Z sercem poszarpanym, gdzieś w ulic kałuży.
Każdemu wiadomo, kto na co zasłużył.
Zostawiłem wszystko. Siałem litość i pożogę.
I tak tu teraz stoję, tylko śmiać się już nie mogę.
Lecz nie mów mi, że poetą dziś nie mogę być.
Nie mów nic.
Wiem to ja, tak samo jak i ty.
. . .
Gdzieś w kałuży ulic, z sercem poszarpanym, szukam cię i patrzę w niezagojone rany.
W odrapanej bramie, pośród świateł i półcieni, majaczą wspomnienia i krew się czerwieni.
Zostawiłam wszystko, niczego nie oddałam.
W szkle rozbitych marzeń stałam, kim się stałam. Wykrzycz moje imię!
Czy szukać ciebie dalej? Bo szukam cię codziennie, lecz nie wiem, czy chcę znaleźć.
Z sercem poszarpanym, gdzieś w ulic kałuży, patrzę w oczy diabłu i wszystkich wokół, którzy zostawili tutaj tylko litość i pożogę.
I tak tu teraz stoję, tylko śmiać się już nie mogę. Lecz. . .
Nie mów mi, że poetą dziś nie mogę być.
Nie mów mi, -że poetą dziś nie mogę być. -Nie mogę być!
Nie mów mi, -że poetą dziś nie mogę być. -Że poetą dziś nie mogę być.
Nie mów mi, nie mów mi.
Nie mów mi.
Nie mów mi, że poetą dziś nie mogę być.
Nie mów nic.
Wiem to ja, tak samo jak i ty.
-Nie mów, że -Nie mów, że -naszej drogi nadszedł błogi kres. -Błogi kres.
-Wstanie dzień. -Wstanie dzień.
Niech spadnie zimny deszcz.
Türkçe çeviri
Bugün bana şair olamayacağımı söyleme.
Hiçbir şey söyleme.
Bunu biliyorum ve sen de biliyorsun.
Yolculuğumuzun mutlu bir şekilde sona erdiğini söylemeyin.
Gün doğacak.
Şimdi uyu. Soğuk yağmur yağsın.
Sokakların bir su birikintisinde, yırtık bir yüzle, her şeyi eski püskü bir kapıda bıraktım.
Kırık hayallerin, utanç ve suçluluk bardağının içinde anılar beliriyor ve siyah ipler asılı kalıyor. Yırtık bir kalple, sokaklarda bir su birikintisinde.
Kimin neyi hak ettiğini herkes biliyor.
Her şeyi bıraktım. Acıma ve yangın ektim.
Ve şimdi burada duruyorum ama artık gülemiyorum.
Ama sakın bana bugün şair olamayacağımı söyleme.
Hiçbir şey söyleme.
Bunu biliyorum ve sen de biliyorsun.
. . .
Bir yerlerde sokakların su birikintisinde, yüreği parçalanmış bir halde seni arıyorum, iyileşmeyen yaralara bakıyorum.
In the shabby gate, among the lights and shadows, memories loom and blood runs red.
Her şeyi bıraktım, hiçbir şeyi geri vermedim.
Kırık hayallerin kadehinde, olduğum gibi durdum. Adımı bağır!
Seni aramaya devam mı etmeliyim? Çünkü her gün seni arıyorum ama seni bulmak isteyip istemediğimi bilmiyorum.
Yüreğim parçalanmış, sokaklarda bir su birikintisinde, burada sadece acıma ve yangın bırakan şeytanın ve etrafımdaki herkesin gözlerine bakıyorum.
Ve şimdi burada duruyorum ama artık gülemiyorum. Ancak. . .
Bugün bana şair olamayacağımı söyleme.
Bugün bana şair olamayacağımı söyleme. -Olamam!
Bugün bana şair olamayacağımı söyleme. -Bugün şair olamayacağımı.
Bana söyleme, bana söyleme.
Bana söyleme.
Bugün bana şair olamayacağımı söyleme.
Hiçbir şey söyleme.
Bunu biliyorum ve sen de biliyorsun.
-Öyle deme -Öyle deme -yolumuz kutlu sona erdi. -Mutlu son.
-Gün doğacak. -Gün doğacak.
Soğuk yağmur yağsın.