Şunun daha fazla şarkısı: FLAVOR FOLEY
Açıklama
Yayınlanma tarihi: 2025-02-14
Sözler ve çeviri
Orijinal
It's snowing outside, though the weather report said your ride home would be clear and dry.
And though I know you'd rather not brave the winter weather, so why not stay right by my side?
Oh, don't go.
I just can't bear to be alone, so kiss me underneath the snow.
I know you'll be gone once the flowers grow, so till then, won't you hold me tight and don't let go?
In silence, abundance, and footprints in tandem, my shaky breath reflects the winter's glow. In streetlights that beckons,
I wish in the seconds till you go home.
If only for a moment, I want to hold you close and be bundled up together till tomorrow, brave the weather.
I'd let it snow forever for just a second longer of you and I by firelight.
The lonesome cold, a frigid holiday twinkle in your eye.
Upon the mantel lay so far away, our weary wintry nights.
As snowflake lands upon my hand, creating fair design, won't you hold me tight?
I'll let me melt into your heart.
Oh, don't go.
I just can't bear to be alone, so kiss me underneath the snow.
I know you'll be gone once the flowers grow, so till then, won't you hold me tight and don't let go?
Türkçe çeviri
Dışarıda kar yağıyor ama hava raporu eve dönüş yolculuğunuzun açık ve kuru olacağını söylüyor.
Her ne kadar kış şartlarına göğüs germek istemediğini bilsem de neden benim yanımda kalmıyorsun?
Sakın gitme.
Yalnız kalmaya dayanamıyorum, o yüzden beni karın altında öp.
Çiçekler büyüyünce gideceksin biliyorum, o yüzden o zamana kadar beni sıkı tutup bırakmaz mısın?
Sessizlik, bolluk ve ayak izleri bir arada, titrek nefesim kışın ışıltısını yansıtıyor. Çağıran sokak ışıklarında,
Keşke eve dönene kadar saniyeler geçse.
Bir an bile olsa sizi yakınımda tutmak, yarına kadar sarılıp sarmalanmak, hava şartlarına göğüs germek istiyorum.
Sen ve ben ateşin ışığında bir saniye daha yaşasak sonsuza dek kar yağmasına izin verirdim.
Yalnız soğuk, dondurucu bir tatil gözünüzde parlıyor.
Şömine rafının üzerinde o kadar uzakta yatıyordu ki, yorgun kış gecelerimiz.
Kar tanesi elime düştüğünde, güzel bir tasarım yaratırken, beni sıkı tutmayacak mısın?
Kalbinin içinde erimeme izin vereceğim.
Sakın gitme.
Yalnız kalmaya dayanamıyorum, o yüzden beni karın altında öp.
Çiçekler büyüyünce gideceksin biliyorum, o yüzden o zamana kadar beni sıkı tutup bırakmaz mısın?