Şunun daha fazla şarkısı: El Último De La Fila
Açıklama
Bas: Antonio Fidel
Mikser, Yapımcı: David Tickle
Perküsyon: Hossam Ramzy
Mühendis: Ian Cooper
Davul: Juan Carlos García
Vokal: Manolo García
Akordeon, Klavyeler: Nacho Lesko
Lavta: Pedro Javier González
Gitar, Klavyeler, Yapımcı: Quimi Portet
Besteci: Manuel García García-Pérez
Besteci: Quimi Portet
Sözler ve çeviri
Orijinal
Saber cosas que nadie sabe.
Errar contigo, mareaditos.
Te trajo el viento y te amé como un niño.
Eso no es gran cosa, pero algo hay que escribir.
Hierbas de Asia, de mil aromas.
Mezclado en ellos aún te espero.
Como un rey de ajedrez, torpe y absurdo, muere otra tarde gris de domingo.
Todo lo que hago es quererte.
Oh, oh.
He perdido el tiempo hundido en la prosa vil.
Improbables y venenos, regresan los mitos de ayer.
Oh, oh.
He perdido el tiempo que pasé lejos de ti.
Mientras cae la lluvia, a la luz de una vela, leo tus viejas cartas, mis viejas canciones.
Sol de invierno suaves, perdidos para siempre.
Risas que murieron con el viento helado.
Vuelve el oscuro animal que hay dentro de mí a pacer en el radiante atún del ayer.
Vuelve la canción que nos hizo enamorar y la noche más arrozil de tus besos.
Déjame oler en tu piel todo aquello que perdí. Oh, oh.
He perdido el tiempo hundido en la prosa vil.
Improbables y venenos, regresan los mitos de ayer. Oh, oh.
He perdido el tiempo que pasé lejos de ti.
Saber cosas que nadie sabe.
Errar contigo, mareaditos.
Prosa vil de la vida, su justificación, que los sueños devorren, locos y libres.
Türkçe çeviri
Kimsenin bilmediği şeyleri bilin.
Seninle hata, başım dönüyor.
Rüzgar getirdi seni ve ben seni bir çocuk gibi sevdim.
Bu çok önemli değil ama bir şeyler yazılması gerekiyor.
Binlerce aromaya sahip Asya'dan şifalı otlar.
Bunların arasına karışıp hâlâ seni bekliyorum.
Bir satranç şahı gibi, beceriksiz ve saçma, bir gri Pazar öğleden sonra daha ölüyor.
Tek yaptığım seni sevmek.
Ah-ah.
Aşağılık düzyazıda boğularak zamanımı boşa harcadım.
Olasılık dışı ve zehirli dünün mitleri geri dönüyor.
Ah-ah.
Senden uzakta geçirdiğim zamanı boşa harcadım.
Yağmur yağarken mum ışığında eski mektuplarını, eski şarkılarımı okuyorum.
Yumuşak kış güneşi, sonsuza dek kayboldu.
Buz gibi rüzgarla ölen kahkahalar.
İçimdeki karanlık hayvan dünkü parlak ton balığını otlatmak için geri dönüyor.
Bizi aşık eden şarkı geri döndü ve öpücüklerinin en tatlı gecesi.
Kaybettiğim her şeyin kokusunu teninde hissedeyim. Ah-ah.
Aşağılık düzyazıda boğularak zamanımı boşa harcadım.
Olasılık dışı ve zehirli dünün mitleri geri dönüyor. Ah-ah.
Senden uzakta geçirdiğim zamanı boşa harcadım.
Kimsenin bilmediği şeyleri bilin.
Seninle hata, başım dönüyor.
Hayatın aşağılık düzyazısı, onun gerekçesi, bırakın hayaller yutsun, çılgın ve özgür.