Şunun daha fazla şarkısı: Loquillo
Açıklama
Elektrik Bas: Alfonso Alcalá
Vokal: Ana García Perrote
Vokal: Carlotta Cosials
Klavyeler: Gabriel Casanova
Öne Çıkan Vokaller: Hinds
Koro: Igor Paskual
Elektro Gitar: Igor Paskual
Trompet: Iván del Castillo
Karıştırma Mühendisi: Jordi Solé
Koro, Perküsyon: Josu García
Elektro Gitar: Josu García
Yapımcı: Josu García
Davul: Lauren Castagnet
Vokal: Loquillo
Bilinmeyen: Luis Bravo
Yazar: José María Sanz
Senaryo: Sabino Méndez
Sözler ve çeviri
Orijinal
¿Qué es lo que brilla en tus ojos? Quizá si vas a llorar.
¿Emoción o es tristeza lo que no te deja hablar? No te puedo ofrecer nada que consuele tu dolor.
Siempre estoy junto a la puerta, no me hagas decirte adiós.
Tengo solo una guitarra, tengo solo una canción.
Para poder explicarme hice una banda de rock.
Pero tú tienes por suerte un arma que es: mírame así, sonríe.
Este siglo que vivimos y que verá nuestro fin, desfila por las esquinas tan tonto que -hace reír.
-Con sus payasos que gritan, profetas de salón. Bajo el botón del volumen, que se ahoguen en azul.
Tengo solo una guitarra, tengo solo una canción.
No te puedo ofrecer nada que consuele tu dolor.
Y una forma de reírnos es como hacer el amor, sin que sea necesario tener que inventarse un Dios.
Tienes por suerte un arma que es: mírame así, sonríe.
Pero tú tienes por suerte un arma que es: mírame así, sonríe.
Me río de las tendencias, me río, me río de los profetas.
Me río de las estrellas, me río, me río de las cadenas.
Bajo tu vestido no hay sitio, no hay aire.
Seguro que hay un hueco donde -acomodarme.
-Si buscas refugio donde resguardarte, yo tengo la risa que puede aliviarte.
Türkçe çeviri
Gözlerinde parlayan şey ne? Belki ağlayacaksan.
Konuşmana izin vermeyen duygu mu yoksa üzüntü mü? Acını dindirecek hiçbir şey sunamam sana.
Ben her zaman kapındayım, veda ettirtme bana.
Yalnızca bir gitarım var, yalnızca bir şarkım var.
Kendimi anlatabilmek için bir rock grubu kurdum.
Ama şans eseri bir silahın var: bana öyle bak, gülümse.
İçinde yaşadığımız ve sonumuzu görecek olan bu yüzyıl, köşelerde öyle saçma sapan dolaşıp duruyor ki, insanı güldürüyor.
-Çığlık atan palyaçolarıyla, salon peygamberleriyle. Ses düğmesinin altında mavi renkte boğuluyor.
Yalnızca bir gitarım var, yalnızca bir şarkım var.
Acını dindirecek hiçbir şey sunamam sana.
Ve gülmenin bir yolu da, bir Tanrı icat etmeye gerek kalmadan sevişmek gibidir.
Şans eseri bir silahın var: Bana öyle bak, gülümse.
Ama şans eseri bir silahın var: bana öyle bak, gülümse.
Trendlere gülüyorum, gülüyorum, peygamberlere gülüyorum.
Yıldızlara gülüyorum, gülüyorum, zincirlere gülüyorum.
Elbisenin altında yer yok, hava yok.
Elbette bana uyacak bir yer vardır.
-Kendinizi korumak için sığınak arıyorsanız, sizi rahatlatabilecek kahkahalarım var.