Şunun daha fazla şarkısı: disiz
Açıklama
Yapımcı, yardımcı sanatçı, söz yazarı: disiz
Besteci, yapımcı: Emmanuel Cami
Besteci: Kartell
Aranjör, besteci: Antonin Fresnoy
Miksaj: Thomas Segat
Miksaj: Jules Frade
Mastering: Simon Lancelot
Sözler ve çeviri
Orijinal
Au fond d'une classe, au fond d'un mariage, j'ai creusé des souterrains sous tous ces quadrillages.
Pourtant, j'étais ce petit garçon sage. J'ai goûté la mer au fond d'un coquillage.
J'ai vu les chocs des corps, le bruit, l'écho des coups.
Dans ce décor, j'ai vu des cordes au cou.
J'ai vu des hommes en flammes devant nous briser et nos yeux qui s'embrassent dans un musée.
J'ai des blessures cousues de fil d'or.
Du coup, quand je vois l'horreur, je pense à l'aurore.
Je pense à la rosée, je vois des fleurs qui transpercent ton cœur. Je te souhaite le meilleur du meilleur. Ouh, ouh, ouh.
Ouh, ouh.
Il est puissant dans un monde où tout me dépasse.
Je fonce en vitesse lumière vers le désastre, vers les printemps silencieux et les hivers bavards. Dans cette fin à petit feu, j'ai bien dû faire ma part.
Assez de vie et sa loterie. Je fais illusion que ça sent bon comme un pot pourri.
Si ma mère a fait mon cœur comme la poterie, je l'ai fait tomber sur la terre. J'ai bien dû faire ma part.
J'ai des blessures cousues de fil d'or.
Du coup, quand je vois l'horreur, je pense à l'aurore.
Je pense à la rosée, je vois des fleurs qui transpercent ton cœur.
Je te souhaite le meilleur du meilleur. Ouh, ouh, ouh.
Ouh, ouh.
J'ai des blessures cousues de fil d'or.
Du coup, quand je vois l'horreur, je pense à l'aurore.
Je pense à la rosée, je vois des fleurs qui transpercent ton cœur.
Je te souhaite le meilleur du meilleur.
Türkçe çeviri
Bir sınıfın arka tarafında, bir düğünün arka tarafında, tüm bu ızgaraların altına yer altı geçitleri kazdım.
Yine de ben iyi bir küçük çocuktum. Bir kabuğun dibinde denizin tadını aldım.
Bedenlerin etkisini, gürültüyü, darbelerin yankısını gördüm.
Bu ortamda boyunlarına dolanan ipleri gördüm.
Bir müzede karşımızda alevler içindeki adamların kırıldığını, gözlerimizin öpüştüğünü gördüm.
Altın iplikle dikilmiş yaralarım var.
Bu yüzden dehşet gördüğümde aklıma şafağı geliyor.
Çiyleri düşünüyorum, kalbini delen çiçekleri görüyorum. Size en iyilerin en iyisini diliyorum. Ah, ah, ah.
Ah, ah.
Her şeyin benim ötesinde olduğu bir dünyada o güçlü.
Işık hızıyla felakete, sessiz baharlara, geveze kışlara doğru koşuyorum. Bu yavaş sonda üzerime düşeni yapmak zorundaydım.
Hayata ve piyangoya bu kadar yeter. Potpuri gibi koktuğu yanılsamasına kapılıyorum.
Eğer annem kalbimi çömlek gibi yaptıysa, ben de onu yere düşürdüm. Üzerime düşeni yapmak zorundaydım.
Altın iplikle dikilmiş yaralarım var.
Bu yüzden dehşet gördüğümde aklıma şafağı geliyor.
Çiyleri düşünüyorum, kalbini delen çiçekleri görüyorum.
Size en iyilerin en iyisini diliyorum. Ah, ah, ah.
Ah, ah.
Altın iplikle dikilmiş yaralarım var.
Bu yüzden dehşet gördüğümde aklıma şafağı geliyor.
Çiyleri düşünüyorum, kalbini delen çiçekleri görüyorum.
Size en iyilerin en iyisini diliyorum.