Orijinal
Couldn't fucking do it without you, without you. . . ¡Yo!
Te acordás del día que te conocí? Desde ese día supe que yo mataría por ti.
Te pido perdón si un día me perdí, pero vos siempre pudés confiar en mí.
Esa noche fue un escándalo, te vomité un fernet en el pantalón. Perdón que no te pedí perdón, pero la pasamos bárbaro.
Uh, ninguna puta te va a alejar de mí. ¿Qué sería de mí sin amigos?
Si saltan de un puente, yo los sigo. Los amo aunque nunca les escribo.
No hablo en inglés, pero se los digo, ah.
I couldn't fucking do it without you. Party up, party up, party up, pa-pa.
Party up, party up, party up. Si te traiciono, mátame.
Si me traicionas, muérete. Ir al cielo o al infierno, yo qué sé, nos cogemos a la misma sangucher.
Okey, guárda esta canción, una bala al corazón.
Si nos gana la confusión, acople, la mejor fusión. Uh, ninguna puta te va a alejar de mí.
¿Qué sería de mí sin amigos? Si saltan de un puente, yo los sigo.
Los amo aunque nunca les escribo.
No hablo en inglés, pero se los digo, uh. I couldn't fucking do it without you.
Party up, party up, party up, pa-pa. Pa-pa-pa. Party up, party up, party up! ¡Yo!
Ah, y si estás peleado con un amigo, solo dile que lo amas.
-Te amo, amigo. -Every day I miss you.
Every day I miss you. Uh, ninguna puta te va a alejar de mí.
-Tú eres mi amigo. -Te quiero, amigo.
-Tú eres mi amigo.
-Te -quiero y te odio.
-Tú eres mi -amigo. -Escúchame. . .
Tú eres mi amigo.
Tú eres mi amigo, tú eres mi amigo.
Tú eres mi amigo, tú eres mi amigo, ¡ah!
Tú eres mi amigo, tú eres mi amigo.
Tú eres mi amigo, tú eres mi amigo.
¡Yeah!
Türkçe çeviri
Bunu sensiz, sensiz yapamazdım. . . BEN!
Seninle tanıştığım günü hatırlıyor musun? O günden itibaren senin için öldüreceğimi biliyordum.
Bir gün kaybolursam özür dilerim ama bana her zaman güvenebilirsin.
O gece bir skandaldı, pantolonunun üzerine eğrelti otu kustum. Özür dilemediğim için özür dilerim ama harika zaman geçirdik.
Hiçbir orospu seni benden uzak tutamaz. Arkadaşlarım olmasaydı ne olurdum?
Köprüden atlarlarsa onları takip ederim. Onlara hiç yazmasam da onları seviyorum.
İngilizce bilmiyorum ama sana söyleyeyim, ah.
Sen olmadan bunu yapamazdım. Parti yap, parti yap, parti yap, baba.
Parti yapın, parti yapın, parti yapın. Eğer sana ihanet edersem beni öldür.
Eğer bana ihanet edersen öl. Cennete ya da cehenneme git, ne bileyim, aynı sangucher'ı alıyoruz.
Tamam, bu şarkıyı sakla, kalbe bir kurşun.
Karışıklık kazanırsa, birleşme en iyi füzyondur. Hiçbir orospu seni benden uzak tutamaz.
Arkadaşlarım olmasaydı ne olurdum? Köprüden atlarlarsa onları takip ederim.
Onlara hiç yazmasam da onları seviyorum.
İngilizce bilmiyorum ama sana anlatacağım. Sen olmadan bunu yapamazdım.
Parti yap, parti yap, parti yap, baba. Da-da-da. Parti yapın, parti yapın, parti yapın! BEN!
Ayrıca bir arkadaşınızla kavga ediyorsanız ona onu sevdiğinizi söyleyin.
-Seni seviyorum dostum. -Her gün seni özlüyorum.
Her gün seni özlüyorum. Hiçbir orospu seni benden uzak tutamaz.
-Sen benim arkadaşımsın. -Seni seviyorum dostum.
-Sen benim arkadaşımsın.
-Seni seviyorum ve senden nefret ediyorum.
-Sen benim arkadaşımsın. -Dinle beni. . .
Sen benim arkadaşımsın.
Sen benim arkadaşımsın, sen benim arkadaşımsın.
Sen benim arkadaşımsın, sen benim arkadaşımsın, ah!
Sen benim arkadaşımsın, sen benim arkadaşımsın.
Sen benim arkadaşımsın, sen benim arkadaşımsın.
Evet!