Orijinal
Quiero vivir contigo algo nuevo.
Yeah.
Sin pensar hacia dónde me llevas, mmm.
A la altura de la de este , porque cuando me agarra siempre al cielo me lleva.
Tú tienes algo, tú. Tú tienes algo, tú.
Que tú forma un escándalo -cuando dices algo tú. -Algo tú, un tiki tiki algo tú.
Digan lo que quieran, así es como baila tú.
Oye guayacán, oye guayacán.
Oye guayacán y -guayacán. -Sueño.
-Dos ojos del mismo sueño. -Sueño.
Dos ramas del mismo árbol.
Vamos en la carretera, nada en el maletero y a donde -la vida nos lleve.
-Todo lo bonito queda, queda pegado al pecho. Lo que no sirve vuelve, vuelve. Yeah.
Oh, ah, somos espuma de la misma ola, una ola de la misma orilla, una orilla de esa -teterona.
-Voy a hacerte una casa en el aire, al ladito de la escalona. Como el Magnolias desemboca, yo quiero descansar en tu boca.
Si tenemos algo que decir lo decimos cantando. Y si hay que llorar entonces lo hacemos tomando.
Tú y yo somos el alegre y el llamador.
Somos dos jaguombies en un vallenato.
Se desborda el río. Sube la marea.
Y si me critican, no me da ni pena.
Yo nunca me meto en la vida ajena.
Vámonos en la carretera, nada en el maletero y a donde la vida nos -lleve.
-Todo lo bonito queda, queda pegado al pecho. Lo que no sirve vuelve, vuelve. Yeah. Dale.
Dale. Dale. Dale.
Dale.
Y si me critican, no me da ni pena.
Yo nunca me meto en la vida ajena.
Türkçe çeviri
Seninle yeni bir şeyler deneyimlemek istiyorum.
Evet.
Beni nereye götürdüğünü düşünmeden, mmm.
Bununla aynı seviyede çünkü beni yakaladığında daima cennete götürüyor.
Sende bir şey var. Sende bir şey var.
Bir şey söylediğinde skandal yaratıyorsun. -Senden bir şey, tiki tiki senden bir şey.
Ne istersen söyle, böyle dans edersin.
Hey Guayacan, hey Guayacan.
Hey Guayacán ve -guayacán. -Rüya.
-Aynı rüyanın iki gözü. -Rüya.
Aynı ağacın iki dalı.
Bagajda hiçbir şey olmadan, hayat bizi nereye götürürse oraya gidiyoruz.
-Güzel olan her şey kalır, sandığa bağlı kalır. İşe yaramayan şey geri gelir, geri gelir. Evet.
Ah, ah, biz aynı dalganın köpüğüyüz, aynı kıyıdan gelen bir dalga, o -teterona'dan gelen bir kıyı.
-Sana merdivenlerin yanında havada bir ev yapacağım. Manolyalar akarken, ağzında dinlenmek istiyorum.
Söyleyecek bir şeyimiz varsa şarkı söyleyerek söyleriz. Ağlamamız gerekiyorsa bunu içerek yaparız.
Sen ve ben neşeli olan ve arayanız.
Biz bir Vallenato'daki iki jaguombiyiz.
Dere taşıyor. Gelgit yükseliyor.
Ve eğer beni eleştirirlerse, üzülmüyorum bile.
Başkalarının hayatlarına asla karışmam.
Hadi yola çıkalım, bagajda hiçbir şey yok ve hayat bizi nereye götürürse götürsün.
-Güzel olan her şey kalır, sandığa bağlı kalır. İşe yaramayan şey geri gelir, geri gelir. Evet. Ver şunu.
Ver şunu. Ver şunu. Ver şunu.
Ver şunu.
Ve eğer beni eleştirirlerse, üzülmüyorum bile.
Başkalarının hayatlarına asla karışmam.