Şunun daha fazla şarkısı: CeeLo Green
Şunun daha fazla şarkısı: Danger Mouse
Açıklama
Vokal: CeeLo Green
Davul, Org, Piyano, Sentezleyici: Danger Mouse
Yapımcı: Tehlike Fare
Mühendis: Josh Connolly
Ek Programlama: Josh Connolly
Bas: Sam Cohen
Yazar: Brian Joseph Burton
Yazar: Thomas DeCarlo Callaway
Sözler ve çeviri
Orijinal
Jumped off the porch and left the yard. Mama, you really must believe in God.
And to the sky I stare, say the same old prayer.
My Wayne is still out there somewhere. Look both ways before crossing, no talking to strangers.
A shoestring from my sneakers held my house key.
One minute goes by, now it's the past. I hope life is saving the best for last.
When you breathe in the air, you are that city.
I even thought cemeteries looked pretty. Just watching and weighing all my options.
There ain't that many things that we can be.
Looks like motion pictures, staring out the window of the
MARTA train.
On an adventure, then back home again.
Looks just like pictures, staring out the window of the MARTA train.
It's an adventure, 'til I make it back home again.
We are the wild ones, yes we are. I can't believe his mom bought Michael a car.
It makes me laugh when I look back at it.
One dead, one in jail, one's a functioning addict. Live for the moment, here's my five on it.
Standing around freestyling to the beat.
To say a stock wave from is how you feel. Well, come on Jesus and take the wheel.
'Cause everything's been said already, and both your parents are dead already.
We're all coming with you, so pass that liquor.
The pictures are the only thing I get to keep.
Life is like pictures, staring out the window of the MARTA train.
It's an adventure, 'til I get back home again.
Like pictures, staring out the window of the MARTA train.
It's an adventure.
Break my heart again.
Don't look back, just run.
It's where the train stops running.
Come on!
Türkçe çeviri
Verandadan atlayıp bahçeyi terk etti. Anne, gerçekten Tanrı'ya inanmalısın.
Ve gökyüzüne bakıyorum, aynı eski duayı ediyorum.
Benim Wayne'im hâlâ orada bir yerlerde. Karşıdan karşıya geçmeden önce iki tarafa da bakın, yabancılarla konuşmayın.
Spor ayakkabılarımdaki ayakkabı bağı evimin anahtarını tutuyordu.
Bir dakika geçiyor, artık geçmişte kaldı. Umarım hayat en iyisini sona saklıyordur.
Havayı soluduğunuzda o şehir sizsiniz.
Hatta mezarlıkların güzel göründüğünü bile düşündüm. Sadece izliyorum ve tüm seçeneklerimi tartıyorum.
Olabileceğimiz pek fazla şey yok.
Sinema filmlerine benziyor, pencereden dışarı bakıyorum
MARTA treni.
Bir maceraya çıkıyoruz, sonra tekrar eve dönüyoruz.
MARTA treninin penceresinden dışarı bakan resimlere benziyor.
Tekrar eve dönene kadar bu bir macera.
Vahşi olan biziz, evet öyleyiz. Annesinin Michael'a araba aldığına inanamıyorum.
Geriye dönüp baktığımda beni güldürüyor.
Biri öldü, biri hapiste, biri de işleyen bir bağımlı. Anı yaşa, işte beşliğim.
Ritim eşliğinde serbest stilde duruyorum.
Hisse senedi dalgası demek nasıl hissettiğinizdir. Haydi İsa ve direksiyona geç.
Çünkü her şey zaten söylendi ve annenle baban çoktan öldü.
Hepimiz seninle geliyoruz, o yüzden şu içkiyi uzat.
Saklayabileceğim tek şey fotoğraflar.
Hayat, MARTA treninin penceresinden dışarı bakan resimler gibidir.
Tekrar eve dönene kadar bu bir macera.
MARTA treninin penceresinden dışarı bakan resimler gibi.
Bu bir macera.
Tekrar kalbimi kır.
Arkana bakma, sadece koş.
Trenin çalışmayı bıraktığı yer burası.
Hadi!