Şunun daha fazla şarkısı: Blessing Offor
Açıklama
Aniden, içerinin hiç de boş olmadığı, sadece uzun zamandır kimsenin ışığı açmadığı ortaya çıkıyor. Ve işte asfaltın ortasında aniden güller filizleniyor - cesur, canlı, umut kokulu. Her şey tanıdık gibiydi: karanlık, kaçma alışkanlığı, vaatler yerine sessizlik. Ama şimdi - sıcaklık, sanki biri kırık parçaları bir araya getirip eskisinden daha iyi hale getirmeyi biliyor gibi. Ve yanınızda sizi tutan biri varsa, korkularınız bile daha yumuşak geliyor.
Sözler ve çeviri
Orijinal
I didn't know I was low.
I didn't know I was lonely. I didn't know that I needed you.
How did you know where I was? How did you? I didn't even call.
Was scared of the dark, now I dream of you.
Oh.
You give me something different. Oh.
Since the beginning. I can see the roses coming through the concrete.
I've been feeling golden, knowing that you got me. Found out I was broken.
Found out you're the remedy. Put me back together, better than I could ever be.
Now I can see the roses.
Now I can see the roses.
Tell me you're not letting go.
Tell me you're not leaving me alone. I like me better when you stay close.
Stay close. I'm used to running away. I'm used to nobody doing the things they say.
Don't tell me yes, if you just don't know.
Oh.
You give me something different. Oh.
Since the beginning. I can see the roses coming through the concrete.
I've been feeling golden, knowing that you got me. Found out I was broken.
Found out you're the remedy. Put me back together, better than I could ever be.
Now I can see the roses.
Now I can see the roses.
Now I can see the roses reaching out for the sunlight. Now I can see the roses.
Everything gonna be all right.
Now I can see the roses reaching out for the sunlight. Now I can see the roses. Everything gonna be all right.
I can see the roses coming through the concrete.
I've been feeling golden, knowing that you got me. Found out I was broken. Find out you're the remedy.
Put me back together, better than I could ever be. Now I can see the roses. Na, na, way, ya, way, ya.
Now I can see the roses. Na, na, way, ya, way, ya. Now I can see the roses.
Na, na, way, ya, way, ya. Now I can see the roses.
Na, na, way, ya, way, ya. Roses. Na, na, way, ya, way, ya.
Na, na, way, ya, way, ya
Türkçe çeviri
Düşük olduğumu bilmiyordum.
Yalnız olduğumu bilmiyordum. Sana ihtiyacım olduğunu bilmiyordum.
Nerede olduğumu nasıl bildin? Nasıl yaptın? Aramadım bile.
Karanlıktan korkuyordum, şimdi seni hayal ediyorum.
Ah.
Bana farklı bir şey veriyorsun. Ah.
Başından beri. Betonun içinden çıkan gülleri görebiliyorum.
Beni yakaladığını bildiğim için kendimi altın gibi hissediyorum. Kırıldığımı öğrendim.
Çarenin sen olduğunu öğrendim. Beni olabileceğimden daha iyi bir şekilde yeniden bir araya getir.
Artık gülleri görebiliyorum.
Artık gülleri görebiliyorum.
Bana bırakmayacağını söyle.
Beni yalnız bırakmadığını söyle. Yakın durduğunda beni daha çok seviyorum.
Yakın dur. Ben kaçmaya alışkınım. Kimsenin dediğini yapmamasına alışkınım.
Bilmiyorsan bana evet deme.
Ah.
Bana farklı bir şey veriyorsun. Ah.
Başından beri. Betonun içinden çıkan gülleri görebiliyorum.
Beni yakaladığını bildiğim için kendimi altın gibi hissediyorum. Kırıldığımı öğrendim.
Çarenin sen olduğunu öğrendim. Beni olabileceğimden daha iyi bir şekilde yeniden bir araya getir.
Artık gülleri görebiliyorum.
Artık gülleri görebiliyorum.
Şimdi güneş ışığına uzanan gülleri görebiliyorum. Artık gülleri görebiliyorum.
Her şey yoluna girecek.
Now I can see the roses reaching out for the sunlight. Artık gülleri görebiliyorum. Her şey yoluna girecek.
Betonun içinden çıkan gülleri görebiliyorum.
I've been feeling golden, knowing that you got me. Kırıldığımı öğrendim. Çarenin sen olduğunu öğren.
Beni olabileceğimden daha iyi bir şekilde yeniden bir araya getir. Artık gülleri görebiliyorum. Hayır, hayır, evet, evet, evet.
Artık gülleri görebiliyorum. Hayır, hayır, evet, evet, evet. Artık gülleri görebiliyorum.
Hayır, hayır, evet, evet, evet. Artık gülleri görebiliyorum.
Hayır, hayır, evet, evet, evet. Güller. Hayır, hayır, evet, evet, evet.
Hayır, hayır, evet, evet, evet