Şunun daha fazla şarkısı: Sogdiana
Açıklama
Bazen şehir sanki seninle birlikte nefes veriyor gibi - dumanın içinde, yarı uykulu pencerelerde, her şeyin tanıdık ama artık sana ait olmayan sabahın yansımasında. Hava, yaşanmış konuşmalar ve söylenmemiş sözlerle ağırlaşır ve kalp bile eski acıyı uyandırmamak için dikkatli hareket eder. Eskiden takılan her şey şimdi kendiliğinden bırakıyor: sokaklar yumuşuyor, düşünceler sessizleşiyor ve geçmiş, çatıların üzerindeki buhar gibi şeffaflaşıyor.
Ve bu sessizlikte hafiflik doğar. Acı çekmeden hayatın anlamsız olduğu düşünülürken eksik olan o hafiflik. Ruh düşmez, sadece daha yükseğe yükselir, orada ne kırgınlıklar, ne kanıtlar, ne de sözler vardır. Sadece huzur ve biraz ışık vardır. O kadar düzgün ki, sonunda sadece var olmak mümkündür.
Sözler ve çeviri
Orijinal
Дым пеленою мой город укрыл, и качается утром седым в окне моем позолоченный день.
Моя тень снова прячется от тебя.
Я пока еще здесь, но меня, здесь больше нет меня.
Улетай, душа, на край света чуть дыша, без ответа, не спеша, я покину прошлое, в котором нет меня.
Там за окном тишина, ни следа, ни шороха, только сказки большого города что-то шепчут в прохладе дня.
Там далеко-далеко, в тихом свете полночи не останется обид и горечи.
Улетай, моя душа, не спеша.
Стань непрочитанной книгой, стань перелетною птицей, стань моей мечтой или сказочным сном.
Ни о чем я не стану просить тебя.
Я уже не люблю тебя.
Я так люблю тебя.
Улетай, душа, на край света чуть дыша, без ответа, не спеша, я покину прошлое без сожаления.
Там за окном тишина, ни следа, ни шороха, только сказки большого города что-то шепчут в прохладе дня.
Там далеко-далеко, в тихом свете полночи не останется обид и горечи.
Улетай, моя душа, не спеша.
Там за окном тишина, ни следа, ни шороха, только сказки большого города что-то шепчут в прохладе дня.
Там далеко-далеко, в тихом свете полночи не останется обид и горечи.
Улетай, моя душа, не спеша.
Türkçe çeviri
Duman şehrimi bir kefene sardı ve yaldızlı gün gri sabahta penceremde sallanıyor.
Gölgem yine senden saklanıyor.
Hala buradayım ama artık burada değilim.
Uçup git ruhum, dünyanın öbür ucuna, zar zor nefes alarak, cevapsız, yavaş yavaş, içinde olmadığım geçmişi bırakacağım.
Pencerenin dışında bir sessizlik var, ne bir iz, ne bir hışırtı, sadece büyük şehrin masalları günün serinliğinde bir şeyler fısıldıyor.
Orada, çok çok uzakta, gece yarısının sessiz ışığında, ne kırgınlık ne de kırgınlık kalacak.
Uçup git ruhum, yavaşça.
Okunmamış bir kitap ol, göçmen bir kuş ol, hayalim ol ya da masal rüyası ol.
Senden hiçbir şey istemeyeceğim.
Artık seni sevmiyorum.
Seni çok seviyorum.
Uçup git ruh, dünyanın öbür ucuna, zar zor nefes alarak, cevapsız, yavaş yavaş, pişmanlık duymadan geçmişi bırakacağım.
Pencerenin dışında bir sessizlik var, ne bir iz, ne bir hışırtı, sadece büyük şehrin masalları günün serinliğinde bir şeyler fısıldıyor.
Orada, çok çok uzakta, gece yarısının sessiz ışığında, ne kırgınlık ne de kırgınlık kalacak.
Uçup git ruhum, yavaşça.
Pencerenin dışında bir sessizlik var, ne bir iz, ne bir hışırtı, sadece büyük şehrin masalları günün serinliğinde bir şeyler fısıldıyor.
Orada, çok çok uzakta, gece yarısının sessiz ışığında, ne kırgınlık ne de kırgınlık kalacak.
Uçup git ruhum, yavaşça.