Şunun daha fazla şarkısı: Kenshi Yonezu
Açıklama
Burada yıldız tozu ve şafak vakti sıcak asfaltın kokusu birbirine karışıyor. Her “eğer” pişmanlık değil, yeni bir evrene atlama. Avuç içlerindeki yaralar yol haritası, alnına gelen tesadüfi bir top darbesi ise aşkın ne olduğunu aniden açıklayan bir ışık parlamasıdır. Kelimeler ve jestler, plazma kıvılcımları gibi zincirlerinden kopar ve ışık yılları o sese ulaşmayı engellese bile uzağa uçar. Buradaki her şey, kendini tutmayı bıraktığında hayatın aniden nasıl renklendiğiyle ilgilidir.
Sözler ve çeviri
Orijinal
もしもあの改札の前で立ち止まらず歩いていれば。
君の顔も知 らずのまま幸せに生きていただろうか。
もしもあの裏門を越えて外へ抜け出していなければ。
仰ぎ見た星の輝きも靴の汚れに変わっていた。
寝転んだリノリウムの上、 逆立ちして振り向いた view で。
ここも銀河の果てだと知って、目眩がした夜 明け前。
聞こえて、答えて、届いて、欲しくて。 光って、光って、光って、叫んだ。
鏡を越えてここか ら 用したレスな世界への旋風が。
飛び出していけ、宇宙の彼方。 目の前を打ち抜くクワッツーマ。
ただひたすら 見とれてた。
傷も傷も shut me.
何光年と離れてても踏み出した体が止まらな い。
今、君の声が遠く聞こえてる。 光ってく。
荒め口の中くぐり抜け、旗を突き刺す勇姿。
路地裏の空に流れ星。
酷く逃げ惑うレス me。
もしもあの人ごみの前で君の手を離さなければ。
もしも不意に出たあの声をきつく飲み込んでいれば。
もしもあの改 札の前で立ち止まらず歩いていれば。
君はどこにもいやしなくて、 僕もここにいなかった。
あの日君が泣いた。 ボールが額に当たって倒れた刹那、僕は確かに見た。
ネイビーの空を走っ た 飛行機雲。 これが愛だと知った。 飛び出していけ、宇宙の彼方。
目の前を打ち抜くクワッツーマ。 ただひたすら見とれてた。
痛みにすら cut me。
何光年と離れてても踏み出した体が止まらな い。 今、君の声が遠く聞こえてる。 光ってく。
光ってく。
Türkçe çeviri
Keşke o bilet gişesinin önünde durmak yerine yürüseydim.
Yüzünü tanımadan mutlu yaşar mıydım?
Keşke o arka kapıdan kaçmasaydım.
Başımı kaldırıp baktığım yıldızların parıltısı ayakkabılarımda kire dönüşmüştü.
Muşambanın üzerine uzanıp başımın üstünde durdum ve manzarayı görmek için arkama döndüm.
Şafaktan hemen önce galaksinin sonunda olduğumuzu bilerek başım döndü.
Duyuyorum, cevaplıyorum, ulaşıyorum, istiyorum. Yandı, yandı, yandı ve çığlık attı.
Aynanın ötesinde kullanılmayan dünyaya doğru bir kasırga başlıyor burada.
Evrenin ötesine atlayın. Kwatzuma önümde yumruk atıyor.
Ben sadece ona hayran kaldım.
Kapat beni, hem yaraları hem yaraları.
Ne kadar ışık yılı uzakta olursa olsun, öne adım attığımda bedenim durmayacak.
Artık sesini çok uzaklardan duyabiliyorum. Parlıyor.
Kaba ağızdan gizlice girip bayrağı bıçaklayan cesur bir figür.
Sokağın arkasında gökyüzünde kayan bir yıldız.
Benden kaçan bana cevap ver.
Eğer o kalabalığın önünde elini bırakmazsam.
Keşke aniden çıkan o sesi yutsaydım.
Keşke o bilet gişesinin önünde durmak yerine yürüseydim.
Hiçbir yerde iyileşmedin ve ben de burada değildim.
O gün ağlamıştın. Topun alnıma çarptığı anı gördüm ve yere düştüm.
Donanma gökyüzünde bir kuyruk izi uzanıyordu. Bunun aşk olduğunu biliyordum. Evrenin ötesine atlayın.
Kwatzuma önümde yumruk atıyor. Sadece hayran kaldım.
Acı bile beni kesiyor.
Ne kadar ışık yılı uzakta olursa olsun, öne adım attığımda bedenim durmayacak. Artık sesini çok uzaklardan duyabiliyorum. Parlıyor.
Parlıyor.